Dinden sapmanın nedeni bâtınî yorumlar mı?

Tasavvufa yapılan hücumların dini reform dönemlerinde bilhassa artması, onun yukarıda bahsettiğimiz iki özelliği (sübjektif ve bâtıni) itibariyle dinin esasından kolayca uzaklaşmaya ve uzaklaştırmaya müsait bulunmasındandır. Bu yüzden dinin yanlış inançlarla ve uygulamalarla dolduğunu -ve dolayısiyle bunların temizlenmesi gerekliğini- iddia edenler dinden sapmanın daima serbest ferdi yorumlardan ileri geldiğini söylemişler, bu noktada en büyük sorumlu olarak da Kur'an'da bâtıni mana arayanları bulmuşlardır. Maamafih, bütün reform hareketleri bir çeşit "öze dönüş" ve "saflaştırma" hareketi olduğu için, İslamiyet'in Peygamber döneminde batına pek az yer vermesi de tasavvufun aleyhinde bir nokta teşkil ediyor. İlerideki bahislerde göreceğimiz gibi, İslam 'ın ilk devirlerinde tasavvufi harekete örnek diye gösterilebilecek haller sonraki yüzyılların doktriner-teşkilatlı tasavvufundan büyük ölçüde farklı idi ve esas itibariyle ferdi zühd vak'alarından ibaretti. Sonraki tasavvufi hareketin İslami karakterini muhafaza etmekle birlikte -ki bunun aksini düşünenler de vardır- yabancı tesirlerle karıştığı muhakkaktır. Tasfiyeci reformcuların fıkıh konularında bile taklidi, yani otoriteyi kabul etmediklerini düşünürsek, mutasavvıfların bâtıni otoritesine hiç itibar etmeyecekleri ve onu zararlı bulacakları şimdiden bellidir.

Erol Güngör (İslam Tasavvufunun Meseleleri, s. 11)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar