Dinin devleti, Devletin dini

Book Cover

İslâm saltanatın her türünü reddetmişti. Rasulullah da diğer tüm nebiler gibi saltanatın tüm çeşitlerini reddetmiş, dünyevî önderliği sefahat ve sömürüye dayanan saltanat üzerine değil, hukukun üstünlüğüne dayanan nübüvvet üzerine bina etmişti.
Saltanat zulme dosttu, İslâm düşmandı. Saltanat despotluğa, İslâm şûraya dayanıyordu. Nebevi yönetim şehadete, saltanat ise sefahate dayanırdı. Nebevi yönetimde hukuk yöneticiden, saltanatta ise yönetici hukuktan üstündü. Biri hukuk devleti, diğeri imtiyaz devletiydi.
Bütün bunlardan ayrı olarak, nebevi yönetimde devlet dinin ve ebedî kurtuluşun bineği, saltanatta ise din devletin bineğiydi. Sultanlar onu saltanatlarına âlet olarak kullanıyorlardı. Daha öz bir ifadeyle bu iki yönetimde 'din'in işlevi farklılaşıyor, tamlayan ve tamlanan değişiyordu. İslâm'ın yeri nebevî hilâfette dinin devletiyken saltanatta devletin dini konumuna geçiyordu.

Mustafa İslamoğlu ( ), s.
24