İmanı riyâ ile bulanmış, iktidarı menfaatına esir

Dünyanın en heybetli gençliğini hayata çıkarmıştık. Ancak, er­ginlik çağından sonra ihtiyarlayan her canlı varlık gibi, milletimi­zin tarihi de o muhteşem gençlik devrini aşarak yorgunluk çağını tanıdı. XVII. asırdan asrımızın eşiğine kadar geçen üç asır içinde, bu harikulâde şahsiyetin çözüldüğünü görüyoruz. Üç asırlık yıkım asrımıza, imanı riyâ ile bulanmış, iktidarı menfaatına esir, hezimet halinde bir millî varlığı miras bıraktı. Ona yeni bir gençlik aşısı yapmak lâzım geliyordu. Asrımızın başında millî hayatımızda böy­le bir hamlenin hazırlıkları yapılmaya başladı. Lâkin bu gayret, başladığı yerde bitti. Bazan bozgunla biten bir harbin yıkamadığı ruhları, zafer uyuşturuyor ve bir nesli kendinden geçirtebiliyor.

Kurtuluş Harbi’nden önceki devirde, vatan parçası diye Yemen çöl­lerine koşan bir gençlik vardı. Zaferden sonraki gençlik için Ana­dolu’da hizmet teklifi, çoğu kere sürgüne gönderilmek mânasına geldi. 

Nurettin Topçu (Türkiye'nin Maarif Davası, s. 19)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar

Yorum yapın