İngilizler gittiler, ama adı Müslüman, içi İngiliz Mısırlılar kaldı

(Hasanül Benna'nın) Hiddetlenip kaşlarını çattığı, sadece, imanımızın, dinimizin, milltimizin düşmanlarından bahsederken, görülürdü.

"İhanete uğradık. Vaktiyle İngiliz işgali altındaydık. Sonra on­lar gittiler, ama adı Müslüman, içi İngiliz Mısırlılar kaldı. Dinimiz, imanımız ihmal ve ihanete uğradı. Kendi yurdumuzda garip kaldık. Esir miyiz? Hayır, değiliz. Kendi memleketimizdeyiz, fakat esirler­den aşağı durumdayız. Biz hem hürüz, hem rahat hareket edemi­yor; hürriyetin icabettiği gibi yaşayamıyoruz." diye celâllenirdi.

O sırada başta Kral Faruk vardı. Şu kadın düşkünlüğü ve kumarbazlığıyla meşhur kral... İngilizler, Kral'la anlaşıp Hasanül Benna'yı, onun adamlarına, 1949 yılında vurdurdular. Ustad Benna şehid olduktan sonra, Kral'ın "Benna gitti, ra­hata kavuştum." dediği duyulmuştu. Onu da Allah bilir, İngiliz­ler, "İhvan ihtilâl yapıp seni tahtından indirecek." diye korkut­muşlardır.

Fakat Kral akıbetinden kurtulamadı. 1952'de ihtilâl yapan Abdünnasır ve onun subay arkadaşlarına İhvan teşkilâtı çok yar­dım etti. Hatta Nasır da, İhvan'dan gibi göründü. Fakat darbe hazırlıkları yapılırken, bir taraftan da Amerikan elçisi ile görüşürmüş. Ona, Amerika'nın kendisine müdahale etmemesi karşılığı olarak, İhvanül Müslimîn teşkilâtını ortadan kaldıracağına söz vermiş... Amerika'nın ve İsrail'in Ortadoğu'da İslâmî bir uyanış istemediği herkesin malûmu. Abdünnasır, 1952'de darbeyle başa geçince, muhtelif baha­nelerle İhvan'a baskı uyguladı. Hatta İhvan'ın yaptığı mitingle­re, kendi adamlarını sokarak, "Nasır'a ölüm" diye bağırtıp tahrikçilik yaptırdı. Sonunda İhvanül Müslimîn'i kanun dışı ilân ederek, cemiyeti kapattı, pek çok Müslüman genci tevkif etti. Nasır, Arap milliyetçiliği davasına kalkışıp Mısır'ın başkanlığında bir Arap Birliği kurmak istedi. Tedbirsiz davrandı. Yemen'e saldırdı. Üstelik yenildi. Yorgun ordusuyla İsrail'le savaş­tı. Tabii yine yenildi. Acemice işler yaparak Arap dünyasını da perişan etti.

Mehmet Ertuğrul Düzdağ (Üstad Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-2, s. 292)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar