Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma

"Geniş alana yayılan toplumsal hizmetlerin etkin ve rasyonel bir şekilde sunulma modeli" olan klasik bürokrasi, sanayi toplum yapısı içinde verimliliğin ve refahın gelişimine katkı sağlamış, ancak bilgi toplumu şartlarında yetersiz kalmıştır. Sürekli değişen çevre karşısında yasal olarak belirlenmiş görevler, katı hiyerarşi ve prosedürler yerini girişimci, esnek ve sonuç odaklı örgütlere bırakmaya başlamıştır. Örgütler sadece bütçe kontrolü, verimlilik ve kâr üzerine odaklanan yapılar değil, öncelikle bilgi işleyen süreçler olarak gelişiyor. Sürekli değişen teknolojiler ve yönetim teknikleri karşısında büyük ve çok fonksiyonlu yapılar yetersiz kalmış, dolayısıyla girişimcilik ve yenilik yapma, küçülme ve çeşitlendirme gibi yeni stratejik tercihlere yönelinmiştir. Bu genel eğilim devlet, vatandaş, kamusal alan ve birey tanımlarını ve algısını değiştirmeye başlamıştır. Bireysel hak ve özgürlüklerin daha çok talep edildiği, yönetimde vatandaşın merkeze alındığı ve devletin vatandaş için hizmet üreten bir kurum olarak tanımlanmaya başladığı bir niteliğe dönüşmüştür. Kısaca küresel gelişmeler ve çağdaş yönetim uygulamaları; otorite yerine demokrasi, devlet yerine halkı merkeze alan anlayış, devletten halka tek yönlü akış yerine katılmcı yönetim, mümkün olduğu kadar büyük yapılar yerine küçük ve değişime çabuk cevap verebilen esnek yapılar, standartlaşma ve tek tipleşme yerine çeşitlilik yönünde ivme kazanmıştır.

Ömer Dinçer (Türkiye'de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?, s. 19)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar