Orta bir kafada otorite fikri

Book Cover

Zavallı Behçet, bütün ömrünce hiçbir efendilik hissini duymayacak, her tanıdığı şey ona sahip olacaktı. Hayır, hiçbir sevdiği ve inandığı şeyi, sırf bu sevginin üzerine çıkabilmek, kendisini bu imtihanda muzaffer görmek, bir bağı daha koparmış görmek için olsun fırlatıp atamayacaktı. O eşyanın ve insanlarının mutlak bir saltanatı altında, küçük, müstebit bir saklanma, her şeye rağmen saklanma duygusunun büklümleri içinde küçük, çok küçük bir şey olarak yaşayacaktı. İşin fenası, kendisi de bütün bunların farkındaydı
../..
Her şeyin ve bütün bir hayatın gecikmiş bir ihtilâle doğru gittiği bir âlemin ortasında Behçet, yerleşmiş telâkkilere, an'ane, tekâmül, kanun, keyfî nizam, ne olursa olsun, bir nevi tanrılara bakar gibi bakıyordu. Ayrıca iktidara karşı girişkendi. Vaktiyle küçük bir çocukken nasıl babasının ve annesinin gözüne girmek için hiçbir fırsatı kaçırmamışsa, nasıl idadiden Mülkiye'ye kadar bütün tahsil hayatında ne müdürlerin, ne de hocaların ve arkadaşlarının teveccühünü kazanmak için elinden gelen herşeyi yapmaktan çekinmemiş, gece sabahlara kadar uykusunu feda etmiş, vaktine vakit katarak çalışmışsa, şimdi "mülâzemet"le girdiği Dâhiliye Kalemin'de de aynı tarzda çalışıyor, üst üste fezlekeler, telhisler yazıyor, kendisine hiç sorulmayan meseleler hakkında sağa sola, hiç kimseyi kuşkulandırmayan layihalar takdim ediyor, Nâzır'a, Mabeyincilere, babasının eski dostlarına boş zamanlarında kendi elleriyle ciltlediği kitaplar gönderiyor, kısacası henüz ilk adımlarını attığı memurluk hayatında, birdenbire açık pencereden bir odaya girmiş arı gibi, sanki küçücük cüssesiyle her tarafı doldurmaya çalışıyordu.

Ahmet Hamdi Tanpınar ( ), s.
41