Bırakalım, 'meclis-i işret'ten kâm alsın! 'ayş-ü tarab' ile sait olsun!

Bırakalım mı?
Book Cover

"Âşık şu dakikada asıl istediği mehtaba, cemal ve muhabbete kavuşmuş olmalıdır."
Melal ciddiyetini bozmadı; tasavvuf tabirleriyle cevap
verdi:
"Kadeh şarap ile dolmuştu; bırakalım, 'meclis-i işret'ten kâm alsın! 'ayş-ü tarab' ile sait olsun!"
"Kadeh" âşığın kalbi manasına gelirdi; "şarap"tan maksat ilahi aşktı; "meclis-i işret" ise Tanrı ile ünsiyetteki lezzeti ve "ayş-ü tarab" da lezzetin devamını anlatmak için kullanılan sözlerdendi. Bu anda yalıda ne olup bittiği malum değildi! Onları -iyi veya fena, maddi veya manevi, nasıl bir şekil arz etseler- o hoş tabirler süslü bir tül ile perdelemeye, ayrıca esrarlı bir hale sokup kıymetlendirmeye yarıyordu.

Refik Halid Karay ( ), s.
181