Aptal ve öldürücü rekabet

Cicero döneminden bir şair olan Antiparos, köle kadınları özgürleştireceği ve altın çağı getireceği düşüncesiyle (tanelerin öğütülmesi için kullanılan) su değirmeninin icadını şu sözlerle kutluyordu:

"Ey değirmenci kadınlar, değirmen taşını çeviren kolu bırakın ve huzur içinde uyuyun! Horoz boş yere sabah olduğunu haber versin! Demeter kölelerin işini perilere yükledi ve bakın sevinçle tekerleğin üzerinde sıçrıyorlar. Bakın, harekete geçen dingil tekerlek parmaklarıyla dönüyor, dönen ağır taşı çevirerek. Babalarımız gibi yaşayalım ve tanrıçanın sunduğu hediyelere aylak aylak sevinelim!"

Maalesef pagan şairin müjdelediği boş vakitler henüz gelmedi; gözü kör, sapkın ve insan katili çalışma tutkusu özgürleştirici makineyi özgür insanları köleleştirme aletine dönüştürdü: Makinenin üretkenliği onları fakirleştirdi.

İyi bir işçi kadın iğle dakikada ancak beş ilmek atarken, bazı yuvarlak örgü tezgâhları aynı sürede otuz bin ilmek atıyor. Makinedeki her dakika işçi kadının yüz çalışma saatine karşılık geliyor ya da makinenin her çalışma dakikası işçi kadına on günlük dinlenme bahşediyor. Örgü sanayisi için geçerli olan şey, modern mekaniğin yenilik getirdiği bütün sanayi biçimleri için de az çok geçerlidir. Ama ne görürüz? Makina mükemmelleşip sürekli artan bir hızla ve kesinlikle insan çalışmasını aşarken, işçi dinlenecek yerde sanki makineyle yarışmak ister gibi çabasını arttırıyor. Ah aptal ve öldürücü rekabet.

Paul Lafargue (Tembellik Hakkı, s. 41)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar