"Rübâb-ı Şikeste" Şiirinden

Book Cover

Başka yerde bulunamayacağı için bu son kısmı Ertuğrul Bey, Kadir Mısıroğlu Beyden fotokopisini aldığı ve "Mısır Daneleri" adını taşıyan, İbrahim Bey'in basılmamış divanından, ricam üzerine istinsah etti ve hatırata alındı:

Ey mûsikî-i Şark, tesellîli zemzeme!
Lağvın, dokundu doğrusu mecruh gönlüme.
Ey mûsikî-i aşk, ey elhân-ı zâr-ı dil!
Ey ruhlar içinde akan eşk-i selscbil!
Ey Şark'ın en rakîk temeddün numunesi,
Bağdâd'ın, Isfahan ve Bizans'ın teranesi!
Meclislerinde şarkı, gazel vâye-dâr idi,
Türk şi'rinin, hemen o muhalled kasâidi,
Cânâna yalvaran tarab-âbâd güftedir,
Sazında, şûh bir edebiyyât bestedir.
Ey Lâle Devri'nin şeb-i sevdâ-penâhını,
Bir ahd-i şevketin edebî intibahını,
Târihe: Şal, ipek ve mücevherli haymeler,
Fil dişli kasırlar kurarak, bir perî-eser
Âlem içinde, sihr ile sermest eden sadâ,
Sultanlar ettiler, seni tertîle i'tinâ...
İslâm, eder seninle ibâdet, okur Ezan,
Kur'an okur ki, şâiri Garb'ın da bir zaman,
Gaşyoldu selsebîl-i deminden... Bu haleti,
Görseydi, kahrolurdu muhakkak Piyer Loti.
Lâkin nedir tabîate isyan, bu nağmeler,
Hatta çobanların kavalından silinseler,
Irmakta, dağda, kuşta... Sabâ'dan gürül gürül,
Elhânı, Suzinak eserler duyar gönül.
Şâir, bu hâli, sanki, görüp iptida demiş:
"Bakî kalan bu kubbede, bir hoş-sadâ imiş!.."

Şiirin altında 26 Kasım 1934 tarihi vardır. Baştan ikinci mısra için, İbrahim Bey şu dipnotu koymuştur:
"Şark mûsikîsi yerine, Garp mûsikîsinin, devlet mûsikîsi olarak kabul edildiği ilân olundu."

Mehmet Ertuğrul Düzdağ ( ), s.
356