Beş Şehir

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
364
Baskı Tarihi
2004
ISBN
9789750801761
Baskı Sayısı
7
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Yapı Kredi
"Beş Şehir"in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta birbiriyle çatışır görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir." Ahmet Hamdi Tanpınar Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul'u yazdı. Bu şehirler onun "hayatının tesadüfleri" olmakla birlikte, büyük ve görkemli bir kültürün yıllarla birikmiş unsularının demlendiği şehirlerdi. Yazdığı satırlarda coğrafyasından yetiştirdiği şahsiyetlere, tarihinden sosyal hayatına kadar bu şehirlerin tüm hayatını kuşatmıştı. İlk basımı 1946 yılında Ülkü Yayınları tarafından yapılan bu kitabı oluşturan makaleleri Tanpınar, önce Ülkü dergisinde yayımlamıştı. İlk basımından 14 yıl sonra, İş Bankası için bir daha gözden geçirdi ve kitapta küçüklü büyüklü pek çok değişiklik yaptı. Elinizdeki bu Tanpınar'ın sağlığında yayımladığı son metnin dışında, her iki baskıyı karşılaştırıyor ve bu büyük kalemin yaptığı her değişiklik bir dipnot olarak yerini alıyor. Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bilinçli bir şekilde yaptığı sıralamaya da sadık kalıyor, yani önce İstanbul'u değil, Ankara'yı okuyacaksınız. (Arka Kapak)

Kaynaktan Diğer Alıntılar

Başlık Altı Çizili Satır Sayfa Azalan sıralama
Erzurum Yataklı vagonda yolculuk şüphesiz çok rahat bir şey.Fakat insanı çok garip bir surette etrafından ayırıyor,adeta eski manasında yolculuğu öldürüyor.Bir mermi gibi sağla solla temas etmek fırsatını bulmadan gideceğiniz yere sadece yanınızda götürdüğünüz şeylerle varıyorsunuz../.. Asıl yolculuğu galiba 3.mevki vagonlarda aramak lazım.Gerçek hayatı halk arasında aramak lazım geldiği gibi ../.. İşte eski yolculukların sihrini yapan şeyler,bir kervana katılmak,bir handa gecelemek... 58
Hiçbir şey alın teri kadar tatmin etmez

İnsanlar çalışırken ne kadar mesut oluyorlar! Yaratmanın hızı, onları içlerinde kavrayıp kurduğu zaman bu ölüm makinesi ne kadar güzel, ne temiz bir ahenkle işliyor!

60