Mazi

Mazi, eğer ambarlarda yıllandırılmış bir tohum gibi, hal tarlasına ekilmezse, ondan ne çoğalmak, ne de istifade beklenebilirdi. Bizim yanlışımız da buydu işte. Bir zümre, yalnız geçmiş ile nafakalanmak, onu karanlık ve küflü bir mahzende muhafaza etmek tarafını tutuyor, bir başka zümre ise bu tohumu topyekün çöplüğe devirmek ve çeşnisine yabancı olduğumuz bir başka tohumu elde etmek iddiasını kuruyordu. Ne çare ki maziyi hale aşılamak ve bu izdivacın taze mahsullerini devşirmek teşhisine kimse yanaşmıyor ve böylece de koskoca bir tarih, iki arada kalan evlatlar perişanlığı ile heder olup gidiyordu.
Sâmiha Ayverdi - İstanbul Geceleri - Sayfa 83

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
278
Baskı Tarihi
2005
ISBN
9756444061
Baskı Sayısı
5. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Kubbealtı Neşriyat
İstanbul Geceleri bir roman, ya da bir hikâye değildir. En az, kırk sene evvelki İstanbul'un şahsiyeti, maddi manevi hüviyeti, cemiyet hayatı, gelenek ve görenekleri bilhassa Türk san'atını zirveleştiren umumi yapısı, zevkleri, meyilleri, husranları, hataları, meziyetleri, faziletleri, görgüleri, noksanları, hulasa medeniyetinin müzikal terkibi, ahenk ve ihtizazlarıyle bir edebi tenasübün müsaadesi nisbetinde yer yer, parça parça, bu kitapta gösterilmek istenmiş ve en mühimini hemen hemen gösterilmiştir. Nihad Sami Banarlı Onbeş bölümden meydana gelen bu eserin her bölümü şehrin meşhur semtlerinden birinin ismini taşır. Her semt özellikleriyle anılır. Eski ramazan eğlenceleri, düğünler, mesîreler, tulumbacılar gibi ortak târihe mal olmuş bütün geçmiş zaman değerlerimiz, kültür hazînelerimiz şiirleşen tablolar halinde gözler önüne serilir.