Acıların Mezarlığı

Acıların Mezarlığı

Beyefendi sizden son bir ders isteyebilir miyim?
-Bayım size ilk dersimi verebilir miyim? Konuşmak istiyorum... Müzik konuşmak için burada ama sözler müziği anlatmak için yetersiz. Çünkü o insani bir şey değildir. Sonunda bunun kral için olmadığının farkına vardınız mı?
-Tanrı için olduğunu farkettim.
-O zaman yanılmışsınız. Çünkü Tanrı konuşur.
-Kulaklar için mi?
-Sadece kulaklar için konuşulmaz, bayım.
-Altın için mi? Zafer? Ya da sessizlik?
-Sessizlik sadece konuşmanın tersidir.
-Rakip müzisyenler için mi?
-Hayır!
-Aşk için mi?
-Hayır!
-Aşk acısı için mi? Terk edilmek?
-Hayır, hayır.
-Görünmeyen biri tarafından verilen bir gofret için mi?
-O da değil, bir gofret nedir ki? Görebilirsin onu, tadabilirsin, yenir. Hiçbir şey değil.
-Bilemiyorum Beyefendi, bilemeyeceğim. Sanırım ölümü tatmalıyım.
Hatta yakın kendinizi!
-Küçük bir yalakta, çünkü diller ıssız kaldılar artık. Çocukların gölgeleri ıssız...Kunduracıdaki çekiç darbelerini yumuşatmak için? Nefessiz ve ışıksız kalındığında, çocukluğu öne çıkaran durumlar için...
-Bayım, biraz önceki iç çekişimi duydunuz mu?
Çok yakında öleceğim ve sanatım da benimle birlikte ölecek, beni üzen ise bitlerimin de yanacak olması.

Size bir ölüyü canlandırabilecek bir ya da iki eser emanet edeceğim... Haydi...
İçmemiz gerekiyor. Ayrıca ölü kızımın viyolasını da aramamız gerekiyor.
Madeleine...
Size şimdiye kadar hiçbir öğrencinin kulağının işitmesine izin vermediğim "Acıların Mezarlığı"nı dinleteceğim.
Siz de bana eşlik edeceksiniz.

Dünyanın Tüm Sabahları -1991 (Tous Les Matins Du Monde)

Eski bir Fransız özdeyişinden esinlenerek adlandırılmış, hem roman hem de bir film olarak oldukça başarılı ve eşine az rastlanır bir örnek olduğu da söylenebilecek yapıt, aynı zamanda günümüz Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından Pascal Quignard´ın en popüler kitabıdır.17. yüzyıl Fransa´sında, karısını yitirdikten sonra çiftliğinde inzivaya çekilmiş olan besteci ve viyola sanatçısı Sainte-Colombe, iki güzel kızıyla birlikte yaşamaktadır. Sainte-Colombe, sanatta ün değil, şiiri arayan bir müzik dehasıdır. Bir bahar günü, Marin Marais adında utangaç ama muhteris bir genç adam çiftliğe gelir ve Sainte-Colombe´a öğrencisi olmak için yalvarır. Kralın sunduğu olanaklara ve üne sırt çeviren usta ile ün, para ve kolay yaşam peşinde koşan, sanatsal yaratının mistik derinliğini fark etmeyen öğrencisinin çelişen kişilikleri, bir çağın entelektüel yaşamına ışık tutarken, 'sanatçının kimliği ' sorunsalına da tanıklık ediyor. Sinema ve müziğin kesiştiği, kulağa ve göze hitap eden kareleriyle unutulmazlar arasına girmeyi hak eden, sanatın özüne ışık tutan müzik ve şiir dolu bir yapıt. Özelde müziğin, genelde ise sanatın kimin için yapılacağını tartışan, acı ile gölgenin yan yana geldiği, aynı zamanda gelmiş geçmiş en iyi ‘soundtrack’lerinden biri olarak değerlendirilen filmin müziklerini, öykünün ruhunu yansıtmak için Sainte-Colombe ve Karin Marias besteleri üzerine ayrıntılı bir çalışma yapan Jordi Savall yapıyor. 1992 yılında 7 dalda Cesar ödülü kazanan film hem sinema tutkunları hem de klasik müzik düşkünlerinin kaçırılmaması gereken bir görsel-işitsel şölen sunmakta. Kaynak: http://www.sinemalar.com/film/6394/dunyanin-tum-sabahlari

Yorum yapın