Kâlû Belâ

Book Cover

Geceydi; ilk gecenin sonu.
Birden, hemen karşıda, ufkun dudaklarında bir gülümseme çiçeklendi; ışık! Işıktan bir pınar çıktı ortaya, ilk güneşin yumuşak ve altın iğneleri gökte belirdi. Bütün zerreler donakalmışlardı. Baştanbaşa göz, baştanbaşa kulak kesilmişlerdi ki ansızın yokluğu titreten depremsi bir ses yükseldi ışığın yerinden:

Ben sizin Rabbiniz, İlahınız değil miyim?

Zerreler hep bir ağızdan;

-Evet! Evet!

Bu "evet" her zerrenin varlığının derinliğinden çıktı. Sonra sustu ses, sonra sessizlik...

Ben heyecandan başımı öne eğmiş sessizce ağlıyordum. Küçük bir zerre, sol böğrümde ateşteki üzerlik gibi çırpınıp duruyordu.

Ali Şeriati ( ), s.
32