Yurtsever olmak ve Gurbette Yaşamak

Book Cover

İnsanın görüntüsü, yeryüzünden kaçışın ve göklere bağlılığın göstergesidir. (...)

Göklere yücelen bir varlık demek olan insan, göklerin aşığı, yere düşen bu tek melek, göklere, Tanrı'sına geri dönmedikçe inlemekten vazgeçmeyecektir. Böyle bir varlık için bilgisizlikten daha dert verici ne olabilir? Her zaman hayat için, insan için, ömür için -ne bileyim- hatta Allah için en dayanılmaz dert yalnızlıktır, bilinmezliktir, yabancılıktır diye düşünüyordum. Hazine olmak viranede kalmaktır; yurtsever olmak ve gurbette yaşamaktır... Güzel sözler için ve özel muhatapları dışında hiç kimse için insanın varlık derinliklerinde gizli olup çıkmayan, diğer göz, kulak, anlayış ve duygulardan kaçan, korkan ve gizlenen sözlerden insana daha çok azap veren şey muhatabının olmamasıdır. Hikmet ayının ve ilim güneşinin dışında başka bir alemin olmamasıdır. Kimsesiz olmak, yolculuk aşığı bir insanın yoldaşının olmaması, aşık bir insanın güzelliği bulmaması, güzel olan birinin aşkı aramaması, yarım kalması, yarım yaşaması, bekleyişsiz kalması, çalgıcısı olmayan bir çalgı veya çalgısı olmayan bir çalgıcı olmaktır. Yazmayan bir kalem, okunmayan bir yazı ölü sayılır; hiç kimse için olmamak ve yaşamak için kimsesi olmamaktır. İmansız kalmak, havada, yokluğun ortasında, boşlukta asılı durmaktır, bağsız ve bağlantısız, avare olmak, hedefsiz kalmaktır.

Ali Şeriati ( ), s.
183