Yüzün Görme Bahtiyarlığı

Book Cover

Sadi anlatıyordu:
Henüz toy bir delikanlı idim. Şiraz’da bir kızı sevmiştim. O da bana karşı ilgisiz değildi. Birkaç kez de buluşup konuştuk. Sonra araya ayrılık girdi. Ben gurbetlere gittim. On yıl onun aşkıyla coşup taştım, hasretiyle kavruldum. Nihayet yurduma döndüğüm vakit ilk işim onu aramak oldu. Beni görür görmez başladı siteme:
“A Sadi! Meğer ne vefasızmışsın!.. Bunca yıl geçti aradan, ne bir haber ne bir mektup?!..”
Ona dedim ki:
“Ey sevgisi kalbimde yer eden selvi boylu!.. Senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..”

İskender Pala ( ), s.
137