İslamın Bugünkü Meseleleri

Yazarı
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
264
Baskı Tarihi
2005
Yazılış Tarihi
1981
ISBN
975-437-016-8
Baskı Sayısı
14
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Ötüken Neşriyat

Kaynaktan Diğer Alıntılar

Başlık Altı Çizili Satır Sayfa Azalan sıralama
Osmanlı ve Sonrası, Yeni Bir Dünya

Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içinde bulunan ülkelerde, imparatorluğun yıkılmasından sonra iktidara gelen elitler kendi iktidarlarına bir meşruiyet kazandırmayı başaramamışlardır.

20
İslam Sayesinde

Yahudi, Hıristiyan ve Sabii mütercimler o çağda yaşamayan medeniyetlerin eserlerini muhafaza ediyolardı ve bu eserler yüzlerce yıl onların elinde hiçbir kültür ve medeniyet canlılığı yaratmamıştı.

33
Medrese

Medrese, bugünkü gibi, çeşitli ilim sahalarında öğrenci yetiştirecek kadar ihtisas kazanmış kimselerin kendilerine talip olan öğrencilere sistemli bilgi vermesi esasına dayanır.

38
Ölen medeniyetlerin arkalarında bıraktıkları şeyler

A. Toynbee bugünkü Batı toplumunun bir intihar hareketini temsil ettiğini söyler.

46
Dinin yerine geçecek başka bir sistem bulunmuş de­ğildir

Dinin yerine geçecek başka bir sistem bulunmuş de­ğildir. Bugüne kadarki tecrübelerimiz dinin ancak başka bir dinle yer değiştirebildiğini gösteriyor.

49
İslam ve Laiklik

İslâm, insanın dünyasını maddî ve manevî veya Kayser’in sâhası ile İsâ’nın sâhası diye ikiye ayırmamıştır.

51
Manasız bir ayrım

İslâm ile hıristiyanlık arasındaki farklardan söz eder­ken, İslâm’ın hem maddî hem manevî tarafıyla insanı ele al­dığı, onun topyekûn varlığı için bir nizâm getirdiği söylenir.

52
Zihin maddeden önemlidir

Ondokuzuncu yüzyıl sonunda ve yirminci yüzyıl başında önce fi­zikteki gelişmeler eski fiziği model alarak kurulan materya­list dünya görüşlerini sarstı.

64
Zihnin gerçekliği kavramadaki rolü

Zihin (idrâk ve düşünce) maddeden daha önemli ise, bu zihnin realiteyi kavramada oynadığı rolün bilinmesi in­sanlığı yüzlerce yıldır meşgûl eden birçok temel problemi halledebilirdi.

65
Dünyayı olduğu gibi idrâk etmeyiz

Kant, a priori bilginin üniversel ve zaruri olduğunu iddia ederken yanılıyordu, ama bilginin birbirini tamamla­yan iki unsurunu ayırdetmek bakımından bugün de kıymeti­ni muhâfaza etmektedir.

66