Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
261
Baskı Tarihi
aralık 2009
Yazılış Tarihi
2009
ISBN
978-975-473-032-6
Baskı Sayısı
17. Baskı
Basım Yeri
istanbul
Editörü
ravza matbaası
Sömürü
Sömürünün en tipik kahramanlarından birisi olan Firavun, ezdiği insanların sadece maddi varlıklarına değil,düşünce yargılarına bile göz koymuştu.
"Musa'nın rabbine inandık" deyip secdeye varınca Firavun şöyle bağırmıştı:
"Ben size izin vermeden mi inandınız?
Odak Noktası
1960'ların başlarında bir çok insan, hayatta en önemli şeyin dürüstlük, çalışkanlık, gayretlilik, vefakarlık ve başkalarına saygılı davranmak olduğunu söylerdi. mutlu olup olmadığımı hatırlamıyorum bile. bu elbette ki 'mutlu değildik' demek değil, sadece odak noktamız bu değildi.
Sıhhat dolandırıcısı
DOKTOR Latince'de ÖĞRETEN, OKUTAN anlamına geldiği gibi kalıplaştıran, DOGMATİZE eden anlamına da gelir. Günümüzde hiçbir memleketin doktorları, hiç kimseye bir şey öğretmediklerine, okutmadıklarına göre, kelimenin ilk iki anlamı zamanla ufalanıp kaybolmuş yerine son, belki de asıl anlamı yani DOGMACI anlamı yaşamakta bulunmuştur.(Bizde bu iş, biraz daha kitaba uygun bulunmaktadır. Çünkü Tıbbiye'den, son yüzyıldır hekim anlamına doktor çıkacağına, sürüyle politikacı, şair, yazar, iş adamı, hepsinden yaygını da, rapor tüccarı, sıhhat dolandırıcısı yetişmektedir ki, bunun da ayrıca üstünde durulmaya değer.)
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
527
Baskı Tarihi
Eylül 2010
ISBN
978-605-5482-00-8
Baskı Sayısı
0. Baskı
Basım Yeri
Ankara 2010
Mütercimi
Prof.Dr.Hicabi Kırlangıç - Prof.Dr.Derya Örs
Orijinal Adı
Hubut der Kevir
Birden elindeki elmayı uzattı ve gözleriyle benden onu dişlememi istedi. Fakat ben dudaklarımı daha sıkı kapattım. Yüreğimdeki dilsiz bir duygu diyordu ki an, büyük bir inkılâp anıdır. Bütün varlık olduğu yerde durmuş heyecanla bekliyordu. O, bir isyan alevi gibi karşımda dalgalanıyor ve sabırsız yakıyordu beni. Bense kalbinde korkunç bir volkanın patlamak için sabırsızlandığı dağ zirvesinin sakinliğine sahiptim. O her an daha kararlı ve saldırgan, ben her an daha tereddütlü ve ezgin. Günah duygusu.
Ahmaklık
Ne yazık ki ahmaklık ilahi bir lütuf olup çabayla vuslatına erilemez. İnsan kendisini öldürebilir ama sadece gerektiği kadar anlamaya karar veremez.
Doktor - Hekim
Her ne kadar İkinci Dünya Savaşı öncesinin Hitler Almanyası tutkunluğumuz sonunda, birçok eşraf ve ayan çocuklarımız, ağa, efendi, bey, paşa belinden inmelerimiz özel liseleri bitirip burs alıp Almanya'ya atlayıp, oranın ünlü birahanelerinde epey hüner gösterip başka zanaatların da doktorluklarını, sözgelimi, tarım, hesap, hayvancılık, hatta hokkabazlık, gübrecilik, domuzculuk zanaatlarında da doktorluk elde etmişlerse de, genellikle bu doktor lafı, hekim takımının üstünde kalmıştır.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
527
Baskı Tarihi
Eylül 2010
ISBN
978-605-5482-00-8
Baskı Sayısı
0. Baskı
Basım Yeri
Ankara 2010
Mütercimi
Prof.Dr.Hicabi Kırlangıç - Prof.Dr.Derya Örs
Orijinal Adı
Hubut der Kevir
Birden elindeki elmayı uzattı ve gözleriyle benden onu dişlememi istedi. Fakat ben dudaklarımı daha sıkı kapattım. Yüreğimdeki dilsiz bir duygu diyordu ki an, büyük bir inkılâp anıdır. Bütün varlık olduğu yerde durmuş heyecanla bekliyordu. O, bir isyan alevi gibi karşımda dalgalanıyor ve sabırsız yakıyordu beni. Bense kalbinde korkunç bir volkanın patlamak için sabırsızlandığı dağ zirvesinin sakinliğine sahiptim. O her an daha kararlı ve saldırgan, ben her an daha tereddütlü ve ezgin. Günah duygusu.
Hadî Esrar
Din ona, dünyanın ve içindeki her şeyin tümüyle pislikten ibaret olduğunu, temiz kalpleri ve yüce ruhları aldatamadığını, bu bataklıkta pis sularla kendinden geçip sevinen kurtçuklardan başka bir şey olmadığını öğretmişti. Böylece ne aldatılmak ne de çamurlara bulanmak istemeyen o, şehri ve şehrin gürültü patırtısını terk etti. Gözleri intizarda bırakıp, onun gibisinin gelişini asla beklemeyen bir köye geldi.
Türü
Hikâye
Sayfa Sayısı
364
Baskı Tarihi
Kasım 1999
Baskı Sayısı
4. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Hakîkât...
Bir hayatı yalanlardan temizlemek, onu olduğu gibi sadece kendi hakikati olarak ortaya koymak güzel şeydi.
Bırak geçsin bu haram yıllar!
İmam Sadık diyor ki:
"Her ay Muharrem, her gün Aşura, her yer Kerbelâ!" Arap kabileleri arasında her zaman savaş vardı. Fakat Mekke haram bölge idi. Dört ay; recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem haram zaman idi. Yani bu aylarda savaş yasaktı. Birbirleriyle savaşan iki kabile, yasak aylar girince geçici olarak savaşı bırakırlardı. Fakat yine savaş durumundaydılar. Yasak aylar girmiştir. Yasak aylar geçince savaş yine devam edecektir. Bunu ilân etmek, dostların, düşmanların ve halkın henüz savaşın sona ermediğini bilmeleri için kabile komutanının çadırının tepesine kırmızı bir bayrak asmak gelenekti.
Kerbelâ'ya gidenler, savaşın Yezit'in zaferiyle bittiğini ve savaş alanına bir ölüm sessizliğinin hâkim olduğunu görürler.
Fakat Hüseyin'in kabrinin tepesinde de kırmızı bir bayrağın dalgalandığını fark ederler!
Bırak geçsin bu haram yıllar!
Türü
Hikâye
Sayfa Sayısı
364
Baskı Tarihi
Kasım 1999
Baskı Sayısı
4. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Gerçek sevilen...
Düşüncesine devam etti: "O halde niçin bu noktadan hareket etmemeli; mesela sevilen ayrılığına en az tahammül edilendir; yahut gerçekten sevilen bizim kainatla birleşme noktamız oluyor demeli!..."
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
Prof.Dr. Adnan Demircan
Hz. Ali'nin Konuşmaları, Mektupları ve Hikmetli Sözleri
(Eş-Şerif er-Radi 'nin derlemesi ile)
İnatçı bir çağ ve nankör bir zaman
Ey insanlar! İnatçı bir çağda ve nankör bir zamanda yaşamaya başladık. Bu zamanda iyilik yapan kötülük yapmış sayılıyor; zâlim olan daha fazla serkeşlik yapıyor. Bildiklerimizden yararlanmıyoruz; bilmediklerimizi ise sormuyoruz. Bize uğramadıkça felaketten korkmuyoruz.