Bize Göre

Yazarı
Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
128
Baskı Tarihi
2009
Baskı Sayısı
1
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Parıltı Yayınları
Editörü
Murat Kartal

"Ahmet Haşim'in ince, zarif, nükteli, sanatlı, işlenmiş, kadife gibi yumuşak ve açılmış çiçekler gibi olgun nesrini methetmek için ne söylense az gelir. Ekseriyetle pek zeki ve bazen de için için alaycı olan bu nesir hakikaten ne güzeldir! Ahmet Haşim bunlarla 'Bize Göre' hisler ve fikirler yazmıştır... Hatırlıyorum, Ahmet Haşim, İkdam'da bir 'Bize Göre' parçasının fikrinden ve kalbinden sızdıra sızdıra bütün yarım gününü geçirecek, akşama doğru bitirir ve imzalardı. En evvel, yazdıklarını birer birer herkese, İkdam'ın her yazarına ve her gelen misafirine okurdu. Hepsinden bir tavsiye, bir fikir, bir his almaya, her yeni okuyuşu üzerine bir tashih daha yapmaya çalışırdı."

Abdülhak Şinasi Hisar

Ahmet Haşim, 1921'de nesir yazmaya başlamıştır. İlk ne­sirlerini topladığı Bize Göre ile Türk Edebiyatının 'en orijinal üslupçusu' olarak kabul edilmiştir. Derli toplu, bir konu et­rafında şekillenen yazılarında zarif, ince, sanatlı, işlenmiş, nükteli, şiirsel bir dil dikkati çekmektedir. Bize Göre'de 42 fıkra bulunmaktadır.

Kaynaktan Diğer Alıntılar

Başlık Altı Çizili Satır Sayfa Azalan sıralama
Bahar

Ne yazık ki vücudun çökmesi zekanın olgunluk zamanına tesadüf eder.Manasız çoçukluk,tatsız gençlik olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir?Zeka-ayva ve portakal gibi-geç renk ve koku kazanan bir

13
KÜRK

Bu moda o kadar yayılmış ki, şimdi kastor mantosu olmayan hanımın, hiç olmazsa kedi veya fare derisinden bir kürkü olması gerekiyor.

15
Kürk

Nereden geldiği ve nasıl başladığı meçhul bir kürk modası, istanbul'un hemen bütün kadın kesimlerine yayıldı.

24
Deniz Kıyısında

Güneşin hararetinde kaçanlar,deniz sularının serinliğine sığınıyor.Deniz ,tehlikeli deniz uslu bir fil gibi hortumunu toplamış,toprağının çıplak çoçuklarını sırtında eğlendiriyor.

53
Müthiş Bir Böcek

Gece, uykumun en derin yerinde, keskin bir ısırılışla fırladım. Elektrik düğmesini çevirdim.

57
Kedi

Sanki karınlarını tıkabasa dolduran erimiş bir ateşi gözlerinden yeşil bir şule halinde akıtan bu garip yaratıkların arasından geçtikçe insan mukaddes bir karanlığın mahremiyetini dağıtıyorum vehm

60
Bir İyliğin Kıymeti

Köpekleri hiç sevmediğimi bilen dostlarımdan bir avcı, geçen gün yolda bana rastgeldi ve vaktiyle bazı yazılarımda köpekten bahsederken, kullandığım lisan dolayısıyla duyduğu eski gücenmeyi tazele

69
Garden Bar'da Konuşan iki Adam

Şu ışıklar içinde görünüp kaybolan kadınlara bak!

74
Kırk Derece

Tanıdıklarımdan bir zat meyveleri hiç sevmez,zira işitmiş ki, ekseri yaz hastalıkları sadece meyveden gelir.

77
Sürrealistler

Sürrealistler?

116