Ayşe Hümeyra Ökten

Ayşe Hümeyra Ökten

Cemaleddin Ökten'in kızıdır. Sibel Arslan onu şöyle anlatıyor:

85 yıllık ömrünün 57 yılını doktorluk yaparak insanlara hizmetle geçirmiş, hayatını hastalarına adamış, tek başına bir vakıf gibi çalışan Hümeyra Ökten ismi hafızalara kazınan çağın kahramanlarından biri aslında. Hem de gürültüsüz-patırtısız ciddi bir azimle yaşamın her türlü zorluklarına göğüs germiş bir kadın.

İmam Hatip liselerinin kurulması için büyük çaba harcayan merhum Celalettin Ökten’in kızı olan Hümeyra Hanım, babasından ve annesinden geleneksel eğitim ve terbiyeyi almıştır. Hiç evlenmediği ve anneliği yaşamadığı halde yakın çevresinin ‘Hümeyra Anne’ diye hitap ettiği bu adanmış ruh, hâlâ yakın çevresindeki hastalara yardımcı olarak mesleğini ifa ediyor. 1959’dan beri ise İslâm dünyasının da yakından tanıyıp sevdiği bir hekimdir o; “Tabibe-i hazıka-i mütedeyyine” diye nam salmıştır.

Hümeyra Hanım, mezun olup ihtisasını tamamladıktan sonra, ilk olarak Verem Savaş Dispanserlerinde çalışır. Beyazıt Çarşıkapı’da da bir muayenehane açarak daha çok kadın olan hastalarını düşük ücretle muayene eder. İstanbul’dan ve Anadolu’nun her yerinden hastalar gelir. Suudi Arabistan o dönemde mühendislere ve doktorlara oturma izni vermektedir. Müracaat edip 1959’da oturma izni alır. Bundan sonra her yıl mübarek üç ayları ve Hac mevsimini Hicaz’da geçirir, her milletten hastaya bakar. Çağımızın değerli alim ve hizmet önderlerinden Mehmet Zahit Kotku Efendi’nin Hümeyra Hanım’ın hayatında özel bir yeri olmuştur. Hocaefendi ile Kızılay doktoru olarak gittiği ilk Hac’dan dönerken vapurda tanışan Hümeyra Hanım, bir daha alakasını kesmemiştir. Kotku Hazretlerinin ‘doktor abla’ dediği Hümeyra Hanım, 1980’deki son Hacc’ında da kendisine eşlik eder.
Ömrü boyunca ‘kadın başıma ne yapabilirim ki’ düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış; kendi ifadesiyle: “Her eve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım” diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir...