Dile Müdehale

Yazımda tedric taraftarlarının haklı çıktıklarına işaret ettiği zaman, kasdım müdahalesiz tedric değildi.Ben de müdahale taraflısıyım.
Şunun için: Devlet cemiyetin şuurunu ve iradesini kendisinde uzuvlaştırır. Onun müdahalesi dışardan içeriye, bir yabancının kâhyalığı değil, cemiyetin kendi içinden, kendi kendisi üstüne yaptığı samimi bir tesirdir. Uzvî ıstıfayı kolaylaştırmak için cerrahın ve nebati ıstıfayı kolaylaştırmak için ormancının, bahçıvanın müdahalesi ne kadar zarurî ise, içtimaî ıstıfayı kolaylaştırmak için de devletin karışması o kadar gereklidir.Fakat yine dostumun izah ettiği gibi bu müdahale, kolektif şuurun zevkine ve eğilimlerine (temayüllerine) aykırı olduğu zaman tekâmülü köstekler.Evet, dille oyun olmaz.Ben de o yazımda “dil zora gelmiyor, bolluğu gelmiyor,aceleye gelmiyor” demekle dilin tabiatına aykırı müdahalelerin yanlışlığını belirtmek istemiştim. “Seve seve, azar azar ve yavaş yavaş” sözü yoktu.Bilirim ki spontane tekamülden verimli ve düzenli bir bahçe değil, ısırgan ve baldıran otlarıyla bir arada türeyen dağ çiçekleri fışkırır. Bu ısırganları ve baldıran otlarını devlet eli bulacak ve hatta kırları bahçe haline devlet eli sokacaktır. Bahçıvansız tekâmül, molozlu ve ağır bir dağ başı tekâmülüdür, başka bir şey değil.

Peyami Safa (OBJEKTİF:1 - Osmanlıca Türkçe Uydurmaca, s. 111)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar

Gönderen Sayfa
cenap Nazır-Bakan 13
Hazarfen Terbiye Hasadı 18
cenap Müessese? 26
cenap Halka Inmek 27
cenap Çocukluk 34