Faşizm böyle bir şey...

"Bu 1926 kurban bayramını başka bayramlara benzetmesin! Benim gördüğüm, bu kez koç yerine adam kurban edilse gerek ve de pek çok adam kurban edilse gerek" dedi.
— Yok canım... Halt etmiş... Çiğ yemeyince...
— Hele şuna... Çiğine pişmişine bakan mı var? Nice vezir konakları, paşa evleri, tüccar ardiyeleri basılmaktaymış, hey yavrum! Samatya'daki Sünbülî dergâhı basılmış, kurban olduğum... Unkapanı'ndaki Sazlı dergâhı basılmış... Şehremini'nin Salı tekkesini basmışlar, dinsiz farmasonlar, hiç günah dememişler. Gitmişler bizim Bindede dergâhını basmışlar, kötü karı evi basarcasına... Üsküdar'ın Özbekler'i basılmış, ayrıca Şeyhî Ata Efendi hazretlerinin evi aranmış dipten doruğa... Molla Güranî tekkesinde, fazladan, aklı yok bir dervişi ileri geri söylendi diyerek sopalamışlar ki, Allah yarattı dememişler. Ayrıca, Halvetiyeler basılmış, Şabaniyeler basılmış, ermişler sultanı Nakşibendi efendimizin nakşiyeleri bile, basılmış delidamları gibi...
— Bizim şirketler de basılmıştır öyleyse... Allah vere defterleri, kâğıtları berbat etmeselerdi.
— Şirketlere bir şey demedi Niyazi... Dur hele... Bunlar gâvur desem... Hayır... Fukara gâvurlar da kurtulamamakta bu firavunların pençesinden...
— Hangi gâvurlar?
— Tüm tekkelerimizi basmakla kudurganlıkları basılmamış, bunların... Gitmişler, Beyoğlu'nun Fransız hastanesini, ingiliz hastanesini de basmışlar. Ayrıca Rum hastanesi, Bulgar hastanesi de basılıyor. Aklım ermedi, neyin nesi?..

Kemal Tahir (Kurt Kanunu, s. 108)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar