Sanayi toplumundan enformasyon toplumuna geçiş

İkinci Dünya Savaşı ertesinde belirgin bir şekilde ve hız kazanarak biçimlenen yeni bir toplumsal örgütlenme mantığı içinde bulunmaktayız. Toplumbilime, özellikle 20.yüzyılın ikinci yarısında hâkim olan tartışmalar, bu büyük çaplı dönüşümün kurama yansımaları olarak değerlendirilebilir. Bu kuramların önemli bir kısmı, bireyi merkeze alan, etkileşimi önemseyen, akışkanlık ve geçiciliği eksen kabul eden yaklaşımlardır. 19. yüzyılın kurucu kuramlarının daha öncelikli kıldığı yapısal unsurlara karşı, çağdaş toplumbilim yaklaşımları, etkileşimsel ve ilişkisel boyutları vurgulayarak toplumsalı açıklamaya çalışmışlardır. Bunun en temel nedeni, sanayi toplumundan enformasyon toplumuna geçiştir. Özellikle 1960'lardan itibaren belirgin bir şekilde hızlanan bu dönüşüm,toplum kavramını köklü bir şekilde değiştirmiştir. Zira üretim ilişkilerinin doğası büyük ölçekli bir değişmeye mâruz kalmıştır. Bu süreç halen devam etmektedir. O nedenle yeni toplumsal oluşumları anlamak, kavramsallaştırmak ve açıklamak, halen toplumbilim disiplininin yaşamsal bir sorunudur.

Enformasyon Çağında Yabancılaşma, Ağ Toplumunda Anomi: Yeni Hakikat Rejimi ve Bölünmüş Gerçeklik Deneyimi

Ali Ergur (Buruk Şenlik - Enformasyon Toplumunda Anomi ve Yabancılaşmanın Yeni Biçimleri, s. 17)

Aynı Kaynaktan Altı Çizili Satırlar

Yorum yapın