Vizontele
Vizontele, 2001 yapımı Yılmaz Erdoğan - Ömer Faruk Sorak filmidir. Senaryosunu da Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı film Hakkâri'de geçmekteyse de, burada çekim yapmanın zorluğu nedeniyle çekimler, Van'ın Gevaş ilçesinde yapıldı. Çoğunlukla BKM oyuncularının rol aldığı filmin 2004 yılında Vizontele Tuuba adlı bir devam filmi çekildi.

Güvercindir, benim kendi kuşumdur.

"-Viyt, O nedir? -Hangisi? -O kuştur, nedir? -Evet kuştur, sayın başkanım. -Hee, güvercindir. -Sen iyice manyaklaştın Deli Emin. Adalet Partisinin tabelasında güvercin olur? -Olur tabi, niye olmaz? -O Ecevit'in kuşudur. -Yok yav, benim kendi kuşumdur. -Çabuk sil onu, sil onu haydiii.. -Ben silmem, o benim imzamdır yav. Sen benim paramı ver Latif abi, otobüs gelecek. -Çabuk sildir şunu Sezgin, yarın Süleyman bey açılışa geldiğinde ben o kuşu nasıl izah edecem yav? -İso, Veysi,silin o kuşu.
Vizontele
Üç Renk: Kırmızı
Üç Renk: Kırmızı (Özgün adı: Trois Couleurs: Rouge), yönetmenliğini Polonyalı sinema yönetmeni Krzysztof Kieślowski'nin yaptığı, Zbigniew Preisner'in müziklediği bir filmdir. Adlarını Fransız bayrağının renklerinden alan üçlemenin diğer iki filmi ise, Üç Renk Mavi ve Üç Renk: Beyaz'dır. Üç Renk Mavi ve Üç Renk: Beyaz'dan sonra üçlemenin üçüncü ve son filmi olan Üç Renk: Kırmızı'da, üçlemenin ilk filmine göre, çok katmanlı öyküler vardır. Bu film, The New York Times tarafından, tüm zamanların en iyi bin filminden biri olarak seçilmiştir. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9C%C3%A7_Renk:_K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1

İstemek..

Valentine arabasıyla Rita(köpek) ya çarpar. Sahibine götürür. Sahibi ilgilenmez ve bunun üzerine gerekli işlemleri Valentine yapar. Adam Valentine'e veteriner ücretini fazlasıyla gönderir. Valentine adama ücreti teslim etmek için adamın evine gider.. parayı bozmak için adam eve girerken, Valentine sorar: - Ya Rita? Adam: Akıllı bir köpektir. Onu alın. Valentine: Siz istemiyor musunuz? Adam: Ben hiçbir şey istemiyorum. Valentine: Öyleyse nefes de almayın. Adam: İyi fikir.
Üç Renk: Kırmızı
Kung Fu Panda
Kung Fu Panda, Mark Osborne ve John Stevenson'ın yönettiği 2008 yapımı bir 3D animasyon filmidir.

Kafamda o kadar çok soru var ki...

Po: Kafamda o kadar çok soru var ki. Mesela bu ufacık sepete nasıl sığdığım gibi. Niye pantolon giymeyi sevmediğim gibi. Bir de kim olduğum gibi.
Kung Fu Panda
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
1984 yılında vizyona giren bir İngiliz filmidir. George Orwell tarafından kaleme alınmış alegorik bir politik roman olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabından uyarlanmıştır.

Fakirlik ve cahillik üzerine hiyerarşik bir toplum kurmak mümkün değildir

Çift düşünce prensiplerine göre, savaşın gerçek olup olmaması, yahut gerçek olduğunda zaferin mümkün olup olmaması mesele değildir. Savaş kazanılmak için yapılmaz, sürekli devam etmesi için yapılır. Modern savaşın asıl amacı insan neslinin üretimini yok etmektir. Fakirlik ve cahillik üzerine hiyerarşik bir toplum kurmak mümkün değildir. Prensipte, savaşın amacı halkı açlığın kıyısında tutmaktır." Savaş kendi vatandaşlarına karşı olan bir grup tarafından yönetilmektedir. Amacı Avrasya yahut Doğuasya'da zafer kazanmak değil toplumun yapısını bozulmadan korumaktır.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan, Kerim Korcan`ın aynı isimli eserinden uyarlanan serinin ilk filmi. Olaylar II. Dünya Savaşı`nın bütün hızıyla sürdüğü 1942 yılında geçmektedir. Ahmet Kaya`nın müziklerini yaptığı film Cumhuriyet gazetesinin o dönem attığı manşetlerle anılır. Kerim Korcan'ın aynı isimli eserindeki 9 hikayeden sürgüne gönderilişine kadar olan hikayeleri içeren bu ilk filmin konusu; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar. Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer. Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır. Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e de ağabeylik eder ve hapisane müdürüne Ankara'ye mektup yazması için konuşur. Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak Mustafa`ya bir tokat patlatır. Gariban kesimi arkasına alır ve gariban kesim arasında sevilen sayılan birisi olur. Mustafa bu tokadı sindiremeyerek geceleyin Tatar Ramazan`ı arkadaşlarıyla öldürmek ister fakat Ramazan olayı anlar ve Mustafa`yı bıçaklayarak öldürür. 7 sene daha alır ve sürgüne gönderilir...700 kasaba.70 vilayet.7 düvelde namı söylendi... Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Tatar_Ramazan_(film)

Volta

Tatar Ramazan: Yorgunluğun yarısı gitti, kaldı yarısı. Sizler nasılsınız? Akseli Ali: Şükür, geçinip gidiyoruz. Tatar Ramazan: Geçim yolundaysa gerisi kolay. Abdurrahman Çavuş: İnsan rahat etmek istiyorsa mahpusta, önce metanetli olacak. Ondan sonra hiç mi hiç etliye sütlüye karışmayacak. Tatar Ramazan: Valla her at bir çubukla kovulmaz. Her yiğidin de bir yoğurt yiyişi vardır. Bana karışana ben hayli hayli karışırım. Abdurrahman Çavuş: Kanun vardır kırbaç gibi, kanun vardır sütlaç gibi. Adamına göre.
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan, Kerim Korcan`ın aynı isimli eserinden uyarlanan serinin ilk filmi. Olaylar II. Dünya Savaşı`nın bütün hızıyla sürdüğü 1942 yılında geçmektedir. Ahmet Kaya`nın müziklerini yaptığı film Cumhuriyet gazetesinin o dönem attığı manşetlerle anılır. Kerim Korcan'ın aynı isimli eserindeki 9 hikayeden sürgüne gönderilişine kadar olan hikayeleri içeren bu ilk filmin konusu; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar. Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer. Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır. Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e de ağabeylik eder ve hapisane müdürüne Ankara'ye mektup yazması için konuşur. Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak Mustafa`ya bir tokat patlatır. Gariban kesimi arkasına alır ve gariban kesim arasında sevilen sayılan birisi olur. Mustafa bu tokadı sindiremeyerek geceleyin Tatar Ramazan`ı arkadaşlarıyla öldürmek ister fakat Ramazan olayı anlar ve Mustafa`yı bıçaklayarak öldürür. 7 sene daha alır ve sürgüne gönderilir...700 kasaba.70 vilayet.7 düvelde namı söylendi... Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Tatar_Ramazan_(film)

Devlet

Devlet adil olduğu sürece güçlüdür.
Tatar Ramazan
Cyrano De Bergerac
Cyrano de Bergerac Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenlerek, Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış, Jean-Paul Rappeneau'nun yönettiği, Jean-Claude Carrière ve Rappeneau tarafından uyarlanan Fransız komedi-dram filmidir. Film, En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küre Ödülünü kazandı. Film, Fransa'da 4.732.136 kişi tarafından izlenmiştir. Cyrano de Bergerac, 2010 yılında Empire dergisinde "Dünya Sinemasının En İyi 100 Filmi" içerisinde 43. sırada yer aldı. Cyrano de Bergerac'ı canlandıran Gérard Depardieu, 1990 Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazandı. Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Cyrano_de_Bergerac_(film,_1990)

İstemem! Eksik olsun!

- Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem!
Cyrano De Bergerac
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan, Kerim Korcan`ın aynı isimli eserinden uyarlanan serinin ilk filmi. Olaylar II. Dünya Savaşı`nın bütün hızıyla sürdüğü 1942 yılında geçmektedir. Ahmet Kaya`nın müziklerini yaptığı film Cumhuriyet gazetesinin o dönem attığı manşetlerle anılır. Kerim Korcan'ın aynı isimli eserindeki 9 hikayeden sürgüne gönderilişine kadar olan hikayeleri içeren bu ilk filmin konusu; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar. Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer. Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır. Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e de ağabeylik eder ve hapisane müdürüne Ankara'ye mektup yazması için konuşur. Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak Mustafa`ya bir tokat patlatır. Gariban kesimi arkasına alır ve gariban kesim arasında sevilen sayılan birisi olur. Mustafa bu tokadı sindiremeyerek geceleyin Tatar Ramazan`ı arkadaşlarıyla öldürmek ister fakat Ramazan olayı anlar ve Mustafa`yı bıçaklayarak öldürür. 7 sene daha alır ve sürgüne gönderilir...700 kasaba.70 vilayet.7 düvelde namı söylendi... Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Tatar_Ramazan_(film)

Ekmek

Ramazan: Bir ekmeği beraber bölüşerek yemektir hüner.
Tatar Ramazan
Bab'Aziz
Tunuslu yonetmen Nacer Khemir'in 2005 yılında filmini çektiği bir yol hikayesi...

Bab'Aziz

‘Dünyadaki ruhlar kadar , tanrıya giden yol vardır..’ – Bab'Aziz ... ‘Sanki suyla temaşa halinde görünmektedir ve suda gördüğü, kendi görüntüsü değildir. Çünkü sadece aşık olmayanlar , kendi yansımalarını görürler..’ – Bab'Aziz ... ‘Yürümek kafidir sadece yürü.. Davet edilenler yollarını bulacaktır..’ – Bab'Aziz ... ‘Herkes yolunu bulmak için en değerli hediyesini kullanır; senin için sesindir, şarkı söyle oğlum, yol sana görünecektir..’ -Bab'Aziz .. İshtar : ‘Bab'Aziz ya kaybolursan?’ Bab'Aziz : ‘Ben yolumu bulurum, inancı olanlar asla kaybolmazlar, barış içinde olan kişi asla yolunu kaybetmez..’
Bab'Aziz
Vizontele
Vizontele, 2001 yapımı Yılmaz Erdoğan - Ömer Faruk Sorak filmidir. Senaryosunu da Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı film Hakkâri'de geçmekteyse de, burada çekim yapmanın zorluğu nedeniyle çekimler, Van'ın Gevaş ilçesinde yapıldı. Çoğunlukla BKM oyuncularının rol aldığı filmin 2004 yılında Vizontele Tuuba adlı bir devam filmi çekildi.

Güvercinler

Emin : İçinizde takla atmayan güvercinler var, kendini keklik zannedenler var, siz taklacı güvercinisiniz kardeşim; içinizde koca bir günü iki taklayla savuşturanlar var, hangilerinizden bahsettiğimi sizde çok iyi biliyorsunuz ama ben burda isim verip hiçbirinizi arkadaşlarınızın içinde şey etmek istemiyorum ama bu böyle gitmez kardeşim, bu böyle gitmez... Bundan sonra takla yok yem yok, takla yok yem yok. Yeter be, ee sen takla atma, o takla atmasın. Ben mi atacak taklayı? ...
Vizontele