Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Derviş'in Zikri Ve Fikri

Toplumda kalkınma ve sanayileşme isteği olduğu sürece , bu isteğin devleti yeniden kurması mümkündür. Dervish buraya toplumdaki kalkınma umutlarını köreltmek, insanlarımızın ufku üzerine kanser hücreleri saçmak için gönderilmiştir; misyonu budur.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Sabataistlerin Memleketi

Washington Institute mü, herkesin öğrenmesi yararlıdır, başlangıç olarak Dışişleri eski Bakanı ve sabık Başbakan Çiller’in son Washington gezisini öneriyoruz; Çiller’in de Sabatayist olduğu artık biliniyor, şimdi Washington, başka bir sabatayisti müstakbel başbakan olarak hazırlamaktadır ve Çiller’in , Washington’u kendisinden vazgeçmemesi için ikna amacıyla yola çıktığı, Türk basınında da yazılmıştı. Peki Çiller, Washington’u nerede ikna edecekti, şaşırmıyoruz; Çiller’in Washington Institute’de yeniden görücüye çıktığını görüyoruz. İlk ve önemli konuşması buradadır, Institute, henüz bu konuşmayı internet’ine koymadı, ancak, Çiller’in burada, a) Refah’ın iç yüzünü göstermek, b) Gelişmesini durdurmak, c) İslam’da kadından imam olmayacağı için Erbakan’ı kendi başbakanlığına razı ederek İslam’da devrim yapmak uğruna Erbakan’ı başbakan yaptığını takrir ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz, bu haber Çiller’in dünya yahudiliğinden özür dilemesi anlamındadır; çünkü, dünya Yahudileri, Arap yanlısı saydıkları Erbakan’dan ürkmektedirler.Demek, Çiller de yeniden başbakanlığı ,ç,n iznin Washington Institute’den verildiği anlayışındadır; öyleyse, sabatayist-perver Türk Başbakan Ecevit’in, bazen Roma İmparatorları için kullanılan bu “august” sözcüğünü böyle bir derneğe layık görmesinin bir nedeni buradadır. Böyle düşünebiliriz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

August Washington Institute

Washington’da diplomat ve Yahudi kökenli A.Makovsky, Türkiye ile ilgili projelerin geliştirilmesinde önemli bir yere sahiptir; bu tür politikaların oluşturulmasında rolü olan The Washington Institute’de söz uygunsa Türkiye Masası Şefi’dir. Bu enstitünün internet yayınlarından okuduğumuza göre Türk Başbakanı, A. Makovsky’ye “arkadaşım” diyor ki çok şaşırtıcıdır, çünkü, Ecevit’in arkadaşlık sektöründe kıtlık, içinde yaşadığı biliniyor.Bu biliniyor ama nasıl ve nereden arkadaş olduklarını bilemiyoruz ve ne yaşlarında ve ne de bulundukları yerler itibariyle bir uyum görebiliyoruz. Ecevit’in, Washington’da bu yerde yaptığı konuşmadan bir aktarma gerekiyor, şöyledir: “ Ankara’ya son ziyaretinde, Ankara’ya geldi, beni ziyaret etti, arkadaşım Makovsky’e söz verdim, ilk fırsatta Washington’a tekrar geleceğimi, bu ulu derneği ziyaret edeceğimi söyledim.Makovsky’e vaadimi yerine getirdiğim için memnunum. Ayrıca Türk Başbakanı, Washington Institute’den, konuşmasında “august society” olarak söz ediyor, irticalen yaptığı konuşmanın deşifrasyonundaki sözcük budur “ august” , bu tür tariflerde kullanılmayan ve dinsel boyutları olan bir sözcüktür, Türkçe’ye “ulu” olarak çevirmek zorundayız, bir Türk Başbakanı Yahudilerin egemenliğindeki bir derneği neden bu kadar yükseklerde görüyor, bu soru ortadadır; bilmiyoruz, ama, kısa biyografisinden, Türk Başbakanı Ecevit’in “arkadaşım” dediği Makovsky’nin Arapça, Türkçe ve İbranice konuştuğunu öğreniyoruz. İlginçtir; Makovsky’nin , Washington’dan Türkiye’ye, uluslararası finans çevreleri ile ilişkili, muhtemelen bakan düzeyinde bir temsilci gönderilmesini buyurması ile Ecevit’in Derviş’i çağırdığını açıklaması, belki saat farkıyla nerede ise aynı tarihlidir.Arkadaş olduklarına göre, bu aynı tarihli açıklamalardan önce konuştuklarını düşünmek durumundayız.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Hal-I Pür Melalimiz..

Bu komplonun,gerçek amacını ülkeyi bir ekonomik krizden kurtarmak olarak formüle etmek veya görmek son derece yanıltıcıdır; savaşta yenilmiş bir ülke için, yenenlerin tek düşüncesi, bir daha başını kaldırmasını imkansız hale getirecek bütün önlemleri almaktır,bunu tekrarlıyoruz. Burada ise tek amaç, Türkiye’nin, kendi haline ve kendisi için herhangi bir ekonomik politika uygulama imkanını tamamen ortadan kaldıracak kırma ve bozmaları gerçekleştirmektir;devleti bozup, sözde özerk kurullar halinde yeniden örgütlemek ve bütün kritik pozisyonları,bağımsız devleti reddedenlerle donatmak, iki mekanizma olarak ortaya çıkmaktadır.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Stratejik Ve Jeo-Politik Önemimiz!

Büyük devletlerin, stratejik önem iddiaları hiç yoktur ve olmasını da düşünemeyiz. Emperyal güçler, stratejik önemli yerleri bağımlı hale getiren devletlerdir; bunun karşısında, yaranmacı küçük devletleri, stratejik önem yarışında görüyoruz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Putin Ve Atatürk

Putin iktidara gelir gelmez, Berezovsky ve Gusiniky adlı iki banka-medya oligarkını devirmiş ve saf dışı etmeyi başarmıştır; bunların ikisi de yahudidir ve ikincisi, İsrail’de de gazete sahipliği yapıyordu, şimdi İspanya’da tutukludur. Putin’in Amerikan elitinin nefretini kazanmasında Rusya’yı bu ahtapotlardan temizlemesinin rolü büyük görünüyor; şimdi Gusinsky’yi kurtarmak için Washington ve Washington’dan aldığı ilham ile Türk medyası ter döküyorlar, ibret vericidir. Yalnız Amerikan elitinin Mustafa Kemal Paşa’yı Batı-uysalı ve Batı-düşkünü bir lider olarak resmedip Putin’in karşısına çıkarmasının asıl nedeni, “konseptiya natsional’noy bezopasti” denilen, yeni ulusal güvenlik konsepti’dir; önce Silahlı Kuvvetler içinde hazırlanıp tartışıldıktan sonra, 10 Ocak 2000 tarihinde Putin tarafından bir “ukaz” olarak yayınlandığını biliyoruz. Bilemediğimiz, Putin’in mi bu yeni konsepti, yoksa bu yeni konseptin mi Putin’i çıkardığıdır; tartışmaya açık tutuyorum ../ Rusya, burada, “Velikaja Derjeva” olarak tanımlanıyordu ki, Amerikan eliti bunu Putin’den beklemiyordu, çünkü Rusya’nın “Büyük Güç” olma iddiasını hem kabul etmiyorlar ve hem de istemiyorlar. İtikatlarınca M.Kemal’i model yapan husus, büyük güç olma iddiasını reddetmesidir../ Amerikan elitine göre Kemal Paşa ise “geçmiş ile bir psikolojik kopuş” ile, Avrupa’ya yönelen bir ulus-devlet olmayı kabul etmiştir; demek, yenilgiyi ve küçülmeyi kabul etmiş olmaktadır. Bu nedenle yeni Amerikanca derste, Atatürk uysal ve Putin dik başlıdır.Putin, “Avrupalı-Post-Emperyal-Ulus-Devlet” olmayı reddederek dik başlılık yapmaktadır, bu nedenle Amerikan eliti Atatürk’ü benimsemekte ve Putin’i takbih etmektedir. Ayrıca, Brzezinski’ye göre, Türkiye veya Rusya’nın Avrupa’ya yönelmesi, büyük devlet olmaktan vazgeçmeleri demektir, bu yüzden her ikisinin de Avrupa’ya çağrılması gereklidir.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Putin Için Atatürk

Putin için Atatürk Profesör Brzezinski, Mustafa Kemal ile ilgili olarak, şimdiye kadar Batı’da yazılmış en abartılı portrenin sahibidir; “abartılı” sözcüğü, burada, bakışı çok sınırlı ve çok uysal bir dünyası olan anlamındadır. Bu portrenin, başlığı Rusya ile Yaşamak olan bir strateji incelemesinde çizilmesi amacının Türkiye’den çok Rusya’ya ve yeni Başkan Putin’e ders vermek olduğunu göstermektedir. Bu incelemede Profesör Brzezinski, yıkılan Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları arsında bir çok paralellikler kurarken, bazı ayrılıklara ise daha çok önem vermektedir. Bir kez net olarak, Putin’e İkinci Dünya Savaşı yıkılan Japonya ve Almanya’yı örnek almamasını tavsiye etmiyor; bunu yıkım yolu olarak göstermektedir.Çünkü gerek Japonya ve gerek Almanya, bir savaşta yıkıldılar; ancak sonunda eski güçlerine ulaşıp aştılar, emperyal devlet oldular.Brzezinski, bu yolu yol saymıyor. Buna karşın, Birinci Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı, ancak Atatürk bu imparatorluğu yeniden kurma yolunu reddetti, bunun yerine, bir nationstate, bir ulus-devlet, kurma yolundan gitti; işte Washington’un Rusya’ya önerdiği Atatürk budur. Gördükleri şudur; Osmanlı İmparatorluğu’nun sonlarına doğru güçlü bir sivil-asker muhalefeti ortaya çıktı ve devleti modernize etmek istiyorlardı, bunlara Jön Türk, İngilizce Young Turks, denilmektedir. Hareket içinde güçlü bir kanat, eski imparatorluğun modern halini, modernized version of the old empire, yaratmaya çalışıyordu, olmadı, yenilgiler geldi, olmaması iyi oldu, ancak Mustafa Kemal liderliğinde bir kuşak, known as Ataturk, bunun yerine, modern, ancak post-emperyal,İngilizce post-imperial, devlet kurma yolunu seçti, işte model yolu budur. Amerika’nın Atatürk dersinin can alıcı noktası,emperyal değil, post-emperyal bir vizyonunu kabul etmesidir, bunu netlikle çıkarabiliyoruz. Bundan sonrası ise daha önemlidir; bir, Mustafa Kemal ve arkadaşları, geçmiş ile bir psikolojik kopuş, a psycologik break with the past, gerçekleştirebilmek için büyük bir cüretle hareket ettiler; bu kopuş, emperyal ülkülerden vazgeçmek anlamındadır.İkincisi, Batı,Türkiye’yi itmedi, sürekli tekme tokat kovsaydı, to spurn, bu karalı kopuş işe yaramazdı.Üç, yine de terslikler oluyordu ve bunları telafi etmek on yılları alıyordu; her iki tarafta sabırlı oldular, anlamındadır. Görülüyor, artık burjuvazinin gözü atılmıştır; yalnızca tekellerin bakışı var.Çünkü tekeller düzeni ile emperyalizm, bir kağıdın iki yüzüdür.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Matbuat Ve Kapitalizm

Matbuat, banka ve inşaat oligarşisi tarafından kapatılmış, kanlar gerçek anlamda kirli para kanalizasyonu haline gelmiş ve “büyük” gazeteciler, sadece ve sadece büyük devletlerin düdüğü olmuştur. Matbuat ve kanalların birinci vazifesi, her şerait altında, halkımızın bilincini dağıtmak, aklını bozmak ve oligarşinin en hasis ve en açgözlü çıkarlarını müdafaa etmektir, burada ölçü tanımadıklarını görüyoruz. Sanayileşmenin ve kalkınmanın tarihe gömüldüğü bir toplumda akıl bir lükstür; kapitalizm öncesinde ve tekelli düzende, bir rehber olarak, akla gerek olmadığını biliyoruz. Öyleyse akılsızın akıllıyı kovma süreci normal olmaktadır. Tefeciyi siyasetçinin esir aldığı bir toplumda da, en akılsızın en yüksek tepeye çıkması ve kütlesel olarak akıldan kaçış, yasadır ve bizde şimdi bu yasalar yürürlüktedir. Kamu gelirlerinin, fiilen tamamının faiz ödemelerine ayrıldığı bir ülkede tefeciler egemen demektir; insanı, tefeci ahlakının yönettiğini anlıyoruz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Devrimci Kim?

Devrimci, dağlar kadar büyük kayalar üzerindeki kılcal damarlar kadar ince yarıklarda bir narin dağ çiçeğinin, yaşam ile ölüm arasında mikroskobik titreyişlerinden büyük mesajlar alabilendir.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Yapmamayı Yapamamak...

Aydın olmak aynı zamanda “yapmamayı yapamamak” demektir.