Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Mistisizm Ve Tasavvuf

İbn Arabi, İslam mistizminde, ifradı temsil ediyordu; tasavvuf ile Sunna’yı bağdaştırmayı deneyen Gazali’ye nispetle, Britannica , “in decided contrast” , tam karşısında bir yer ayırmaktadır; Arabî’de panteist vurgular hep belirgindir. Büyük sufist, hikmetlerine, akıl yoluyla ulaşmadığını, bunların kendisine melekler tarafından getirildiğini ileri sürüyordu ki; bu, peygamberlerin yoludur. Küfür gerekçesiyle birkaç kez ölüm tehlikesiyle burun buruna gelmesine rağmen, İbn Arabî’nin zındıklık suçlamasıyla öldürülmediğini biliyoruz, Profesör Ateş’in anlatımından buna şaştığı izlenimini alıyoruz; nitekim incelemesinin sonunda, “İbn El Arabî’nin eserlerinde,bilhassa Fusus ile Futuhat’ta dış manası açıkça küfür olan bir çok şey vardır” hükmünü saklamamaktadır. Ölümden kurtuluşunu, oturduğu her yerde egemenlerle iyi geçinmesi kadar, her türlü mistizmin bir değişmez niteliğinde de aramak zorunludur; hem Yahudi ve hem de İslam tasavvufu, Kitap’a, Tevrat ve Kuran’a, harfi harfine bağlıdır, fakat her kelimenin ve hatta harfin arkasında bambaşka bir anlam olduğu inancındadır. Bâtınî, derindeki anlamı esas almalarına karşın, bu hal sufilerin, yasaya sıkı sıkı bağlı olduğu inancını yaratıyor ki, görünüşte de olsa, bunları, tehlikeler karşısında korumaktadır.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Tekelistanda Birikim

Şöyle bir yasayı yazabiliyorum; tekel düzeninin kurulduğu her coğrafyada, iktisatta yıllar önce İngiliz iktisatçı Gresham’ın formüle ettiği “ kötü para iyi parayı kovar” yasasına benzer bir biçimde, “birikimsizler birikimlileri kovar” yasası geçerlidir. Çünkü, tekelistan’da en büyük düşman birikimdir ve çünkü, birikim bağımsızlığa kapı açarken, birikimsizlik, oligarklara bağımlılığa yatkın formasyonları hazırlamaktadır. Feodal düzende lordlar, tekelistan’da tekel-efendileri, en çok bağımsızlıktan korkuyorlar; korktuklarını yok ediyorlar. Öyleyse, tekelistan’da birikime ve bağımsızlığa bir haçlı seferinden söz ediyoruz ve basın hem ön cephede ve hem de pek göz önünde olduğu için de ilk çarpıcı gözlemleri burada yapıyoruz, ayrıca şaşırmıyoruz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Misak-I Milli, Metin Milli Kadar Mı Milli?

Misak-ı Millî programının bir akıllı insanımızın aklından çıktığını ileri sürmek de ahmakçadır, Misak-ı Millî, bir zorunluluğun ürünüydü.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Ne Hürriyet, Ne Cumhuriyet...

Sadece iki gazeteyi ve yalnızca bir temel niteliğiyle ele almak yeterlidir. Hürriyet ve Cumhuriyet’in kısa ve temel işlevleri, bozmaktır; Hürriyet, halkı ve Cumhuriyet de aydını bozmakla görevlidirler. Buradaki “görev” sözcüğü, her iki gazetenin de bunu bir tür varlık nedeni ve “devlet görevi” saymaları nedeniyle uygun düşmektedir. Cumhuriyet, 1968-1976 dönemini ayrı tutarsak, içinde bir de 12 Mart kesintisi var, hep aydını bozuyordu. Hürriyet için ayrık bir zaman göremiyoruz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Kurtuluş..

Çeşitli çalışmalarımda, Kurtuluş Mücadelesini haksızlaştırma olarak nitelendirerek eleştirdiğim işte budur. Bunu Küçükömer’in bu kitapçığında çok açık olarak görüyoruz: İdris Hoca, “Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı” demektedir, burada hem bir küçümseme ve hem de distancer etme eğilimi var. Başka bir yarda de, “Cumhuriyet’in ilanı ve halifeliğin kaldırılışı da küçük bir azınlık kararıyla olmuştu” ifadesini okuyoruz.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Doğucular, Batıcılar..

Profesör Küçükömer’in nazarîyelerini anlatmayı bir özetle bitirmenin verimli olacağına inanıyorum; en iyisi Hoca’nın özetidir. İdris Hoca “Yukarıdaki Tablo” diyor ve “sınıf meselelerinin neden ortaya çıkmadığının anahtarını da vermektedir” yollu açıklamada bulunuyor. Devamı var: “Batıcı-laik bürokrat, batılaşma ile devleti kurtarmak isterken , yeterli derecede üretim güçleri yaratamadığından, tarihi büyük halk cephesiyle ters düşmektedir. Böylece iki cephe arasındaki mücadele kızışınca, laik batıcılar ile dindar doğucular arasında bir mücadeleye gelip dayanmaktadır. Bürokrat (sivil, subay) laik, güya ilerici sayılacak, emperyalist kıskacı içinde bürokrat oyunlarıyla içine kapanan İslamcı-doğucu kamp ise, gerici(mürteci) sayılacaktı!..” İdris Küçükömer, sivil-asker laik bürokratın,ilerici ve İslamcı-doğucu’nun da gerici kabul edilmesini reddetmektedir. Bunu temelli bir negasyon olarak anlıyoruz. Mantığını da bulabiliyoruz, “hem bürokratlar iktidar olarak artık üründen önemli bir pay almakta”, buna “sömürüyor” da diyebiliriz ve “hem de emperyalizm, çağına göre değişik usullerle ülkeyi yarı sömürge haline getirmektedir”, kuşkusuz, sorumlu bürokratlardır. Öyleyse, Küçükömer’e göre, bunlara “ilerici” veya “solcu” demek, kesinlikle yanlış sayılmalıdır. Öte yandan, bu batıcı-solcu bürokratlar, son derece tutarsız da oluyorlar, işin bu yanını, Küçükömer şöyle analiz etmektedir: “Sait Halim Paşa, Mehmet Akif gibi İslamcılar, kendilerine ilerici denen batılılaşma yolunu seçenlere (Tanzimatçılara, Yeni Osmanlılara ya da Jön Türklere, CHP’ye vesaireye) daha tutarlı görünüyorlar. Ve bu bakımdan saygıdeğerdirler.” Herhalde bu saygıya değmez olanlar zincirine, CHP, Cumhuriyet’in kurucusu sıfatı nedeniyle girmektedir.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Anadolu Bir Mezbelelik Mi?

“Anadolu bir mezbelelik” ise, zaman zaman halka, varoşlara, gecekondulara sunulmak istenen ideolojidir.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Halkı Bozmak

Halkımızın estetik düzenini bozmak için yola çıkanlar, önce kendi estetik dünyalarını kirletmek zorundalar. Dolayısıyla belce, en geri ideolojik kalıp ile hareket etmek durumundadır.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Fethullah Gülen Amerika Ve Afganistan

Fethullah Gülen’in büyük bir ekonomik güç olduğunu, kamu yönetiminin her kilit sektörüne de yeterli elemanını yerleştirebildiğini biliyorduk; yaşama seyyar vaiz olarak başlayan bu zatın yükselişi göz kamaştırıyordu. Sonra politik bakışta bir değişiklik ortaya çıktı, hakkında savcılık iddianamesi hazırlanınca, bir kez güvenlik kuvvetlerince arandığında bir başbakan tarafından saklandığını, İç Asya’da iş kurmaya hep bir cumhurbaşkanının tavsiye mektubuyla başladığını, bir başka başbakanın da Gülen’le neden sık sık görüştüğü sorularına “felsefe yapıyoruz” cevabı verince, şaşırmamamız gerektiğini anlamıştık.Gülen, şimdi Amerika’da saklanmaktadır ve yandaşları, Amerikan uçaklarının Afgan halkına bomba yağdırmasını savunarak bu bombaların İslam dini içindeki yüksek yerini açıklıyorlar.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
330
Baskı Tarihi
2002
ISBN
9757012254
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
YGS
Yalçın Küçük'le Şebeke Adlı Kitabı ve Edebiyat Üzerine Söyleşi... (Ahmet Yıldız) (Edebiyat ve Eleştiri, Ocak/Şubat 2002, sayı: 59) Ahmet Yıldız : Edebiyata ilginiz nereden geliyor? Bir iktisatçı ve bilim adamı olmanıza karşın sezgilerinizin bilgiden önce geldiğine inandığınızdan mı? Türk-İslam “taarruzu”na karşı saldırı için mi? Ayrıntı merakınızdan mı? Yoksa toplumsal değişme ve patlama önce edebiyatta sanatta başlar yargısından mı? Yalçın Küçük : Doğrusu sorularınızdan beni en çok yadırgatan bu soru oldu. Çünkü böyle bir soru ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Neden?

Televizyon Ve Gecekondular

Bazı önermelere ihtiyacımız var, bunlardan birincisi, televizyonun gecekondulaşmasıdır.Bu, televizyonun tümüyle gecekondulara karşı bir silah haline gelmesinin sonucudur; amaç gecekonduda yaşayan insanın ahlakını bozmak, değerler sistemini yıkmak ve böylece kontrol altında tutabilmektir.