Huzur

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0

Kaynaktan Diğer Alıntılar

Başlık Altı Çizili Satır Sayfa
Değişmeyecek Olan

Değişmeyecek olan, hayata şekil veren, ona bizim damgamızı basan şeylerdir.

21
Sıcak ekmek gibi hasreti türkünün

"Bulut gelir pâre pâre
Dördü aktır, dördü kare
Sen açtın kalbime yâre
Yağma yağmur, esme bre deli rüzgar
Yarim yoldadır!

303
Nevâkâr

"Macide gökyüzüne bayılır." dedi. "Bulutlu olmamak şartıyla...Bulutlu olursa tahammül edemiyorum. O zaman hep kendi içime bakıyorum..."

243
Türkü

Akşam oldu mu pencerenin yanına otururdu. Kaç gündür sokakta küçük bir çocuk peyda olmuştu. Her akşam elinde boş bir şişe veya başka bir kap, evlerinin önünden, türkü söyleyerek geçerdi.

35
Kalabalık...

Bu kalabalığın gündüz ışığında bile insanı ürperten bir manzarası vardı.

32
Boşluğun aynası

Mümtaz, bu karanlık aynada henüz başlangıçta olan ömrünün dost hayallerini, babasının altında yattığı ağacı, olduğu gibi bıraktığı çocuk saatlerini, han odasında bâkir tenine çok derin bir aşı gibi

32
Ölüm mayası

Karanlıkta su sesi, insanın içindeki ölüm mayasının dilini konuşur.

32
Saz parçası...

Elbisesini giyinirken "İnsan denen bu saz parçası..."diye bir kaç defa tekrarladı. Çocukluğunun mühim bir devrinde çok yalnız kalan Mümtaz, kendi kendisiyle konuşmayı severdi.

...

14
Zalim Düşünceler

Mehmet, yıpranmamış insanlıktı. inceliklerini kendisinde bulurdu. şimdi de cins horoz gibi lokantanın dibinde kendi kendine kibirleniyordu. bu, maddesine hürmet ve hayranlıktı.

172
Huzur...

fakat işin garibi, aynı merhalelerden geçmelerine, içlerinde aynı zemberekler çalışmasına rağmen, kendisinde belki onlarla en iyi anlaşacak taraftan habersizdi.

129