Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Tarihi
2000
ISBN
975-7462-94-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Dergâh
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış yazılarından derlenen "Yaşadığım Gibi" yazarın, şair, hikayeci - romancı ve edebiyat tarihçisi olarak millî kültürümüzle ilgili özlü fikirlerini yansıtmaktadır.

Persephone

Eski zamanların insanları, tabiatın yenileşmesindeki mucizeyi ölüm tanrısının yeraltı saraylarına kaçırdığı Persephone'un yeniden aydınlığa dönüşüyle sembolleştirirlerdi. Yaşadığımız bu yıllarda insanlık başka bir Persephone'un geriye gelmesini bekliyor. Bu, bize muhtaç olduğumuz sükûnu getirecek olan ruh âhengidir. O yeniden gelip içimizde saltanatını kurduğu zaman bu ağır yıllar sadece korkunç bir rüya olacak ve insanlık iyiliğin, tecrübe edilmiş büyük değerlerin güneşine yeniden kavuşacaktır. Eldeki imkânlarla insanlığın mesut olmaması ne hazindir...

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
384
Baskı Tarihi
2005
Yazılış Tarihi
1982
ISBN
975-00125-1-8
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Doğu Kütüphânesi
Editörü
Halil Açıkgöz
Bu kitabın yazarı aslında Halil Açıkgöz ancak altını çizdiğimiz tüm satırlar Cemil Meriç'e ait olduğundan yazarı Cemil Meriç olarak girdik.

Faşizm tanımı

Faşizm harp sonu rejimidir. Harpten mağlup çıkmış, millî gururları incinmiş askerlerin kurdukları rejimdir.

Türü
Hikâye
Sayfa Sayısı
211
Baskı Tarihi
2009
ISBN
978-975-995-168-9
Baskı Sayısı
12. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Dergâh

Lan-Bayım

-Kediyi çok sevdiğiniz anlaşılıyor. Ama ne biçim sevgi bu. İki de bir "lan" diyorsunuz. Kenan pos bıyıklarının altından beyaz dişlerini göstererek güler: -Biz sevdiklerimize ara-sıra böyle deriz. Gül: -Ya sevmediklerinize. -Bizim sevmediğimiz kimse yoktur. Belki gönlümüze biraz serin gelenler vardır. -Onlara ne dersiniz? -"Bayım" deriz. Meselâ "Olmaz bayım gidemeyiz" gibi. -Tuhaf. Kemal tek kelimelik cümleyi iki kelime ilavesiyle tamamlar. -Tuhaf, hatta anlaşılmaz.

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
393
Baskı Tarihi
Kasım 2007
Yazılış Tarihi
1992
ISBN
9944-125-03-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İzmir
Yayın Evi
Kaynak
Editörü
Şeref Yılmaz
Yazan: AHMED ŞAHİN Yazı Kaynağı: Zaman Gazetesi, Ailem Eki, Sayı: 228 Çileli bir devrin hikayesini Ali Ulvi Kurucu merhumun hatıralarından okumak büyük bir şans. Hayatını tamamen ilme adamış yüksek bir kâmet olan merhum Kurucu, hatıralarıyla da irşad vazifesini yerine getiriyor.

Şükür

Dedemiz, hayata minnet etmedi. Ne bulduysa onunla yetindi, ona şükretti. Ninemin kuyuya sarkıttığı çömlekten Çayırbağı suyunu içince: "Herkesin bağları var, bahçeleri var, bizim de suyu buz gibi yapan çömleğimiz var" deyip şükreden, hayatın saadetlerini bir çömlek suda toplayan insanı, hangi güç yenebilir, hangi engel onu gayesinden alıkoyabilir? Allah cümlesine rahmet eylesin.

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Tarihi
2000
ISBN
975-7462-94-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Dergâh
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış yazılarından derlenen "Yaşadığım Gibi" yazarın, şair, hikayeci - romancı ve edebiyat tarihçisi olarak millî kültürümüzle ilgili özlü fikirlerini yansıtmaktadır.

Izdırabın sebebi

Ben bunun sebeplerini çok düşündüm; ve neslimizin büyük bir ıztırabını zannederim ki buldum: Kim olursak olalım, nasıl yetişirsek yetişelim, hayat tecrübemizin mahiyeti ve genişliği ne olursa olsun, bizim ağzımızdan hâlâ okuduğumuz frenk kitapları konuşmaktadır. Tıpkı bizden evvelkiler gibi... Oluş, 27 Ağustos 1939

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
438
Baskı Tarihi
Mayıs 2008
ISBN
978-975-9169-77-0
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Kırmızı
Editörü
Fahri Özdemir
"Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye'de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş veya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir." Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir."

Çok eşlilik

İslam kişi hukukunun unsurlarından olan çok eşlilik, Osmanlı toplumunda belirleyici bir rol oynamamıştır. Çok eşliliğin üst düzey Osmanlı devlet görevlileri arasında yaygın olduğu bilinmekteyse de, toplumunun orta ve alt sınıflarında pek rağbet görmediği anlaşılmaktadır. Romanlardan ve seyyah gözlemlerinden elde edilen izlenim, (Kürt ve Arap bölgeleri dışında) öteden beri tek eşliliğin norm kabul edildiğidir. Duben & Behar'ın araştırmalarına göre 1885 itibariyle İstanbul'da evli erkeklerin sadece % 2.51'i çok eşlidir; bunlar arasında da ikiden fazla eş sahibi olanların oranı son derece düşüktür.3 Bursa, İzmir, Selanik gibi kentlerde de çok eşlilik oranlarının bundan çok farklı olmadığı anlaşılıyor. Günümüz Türk toplumunda çokeşlilik pratiğinin aşağı yukarı aynı düzeylerde seyrettiği bilinmektedir. Dolayısıyla medeni kanun değişikliğinin – çokeşli hanelerde eşleri her türlü hukuki güvenceden mahrum bırakmak dışında – bu alanda önemli bir değişiklik sağlamamış olduğunu kabul etmek zorundayız.

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
639
Baskı Tarihi
Ekim 2009
Yazılış Tarihi
Nisan 2008
ISBN
978-975-6006-23-8
Baskı Sayısı
13. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
April
Editörü
K.Egemen İpek
Mütercimi
Murat Kayı

Tütsü

Budistler neden tütsü yakarlar, Ba Ba? Babası güldü,gülünce gözlerinin ve ağzının kenarındaki deri büzüldü. ''Eh, aslında çok neden var ama asıl neden seni şaşırtabilir.'' ''Nedir o? Babasının öykülerini her zaman heyecanla dinleyen Winter öne doğru eğildi ''İki bin yıl önce Buda Sidatra Gauntama bir vaaz veriyordu. Vaazın ortasına doğru keşişlerden birini sivrisinek ısırdı. Kutsal kişi düşünmeden vurup sineği öldürdü. Sonra kan bulaşmış avucuna bakıp dehşete kapıldı; Buda'nın önünde cinayet işlemişti. Vaaz bitince Gautama'ya akıl danıştı. Ve bilge bir kişi olan Gautama hemen çözüm buldu:Tütsü.'' ''Anlamadım'' dedi Winter şaşırarak. ''Böcekler dumanı sevmez. Tütsü yakmak sivrisinekleri uzakta tuttuğundan, bu hem konsatrasyonu artıracak,heme gereksiz cinayetlere engel olacaktı.'' ''Yani budistler tütsüyü sivrisinekleri kovmak için mi yakıyorlar?.'' ''Eh, olay öyle başladı, ama geçen iki bin yıl boyunca evrim geçirdi.Şimdi tütsü bir çok nedenden dolayı kullanılıyor. Hoş olmayan kokuları maskelemek,meditasyon seanslarının süresini belirlemek, Buda'ya bir adakta bulunmak ya da odayı arıtmak için.''

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
393
Baskı Tarihi
Kasım 2007
Yazılış Tarihi
1992
ISBN
9944-125-03-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İzmir
Yayın Evi
Kaynak
Editörü
Şeref Yılmaz
Yazan: AHMED ŞAHİN Yazı Kaynağı: Zaman Gazetesi, Ailem Eki, Sayı: 228 Çileli bir devrin hikayesini Ali Ulvi Kurucu merhumun hatıralarından okumak büyük bir şans. Hayatını tamamen ilme adamış yüksek bir kâmet olan merhum Kurucu, hatıralarıyla da irşad vazifesini yerine getiriyor.
Neden Altını Çizdim?
Bu sözler Ali Ulvi Kurucu'nun dedesi Hacı Veyis Efendi'ye ait...

Yoksa Yunan mı Bizi Denize Döktü

Bir tarafta hürriyet bayramları! Peki hürriyet kimin hürriyeti? Türk milletinin hürriyeti... Kimden aldı bu hürriyeti? Dün Cihan Harbi'nde, dinine, mukaddesatına yürüyen Avrupalılardan... Sonra? İstiklâl Harbi'nde Yunanlılardan... Hürriyetini almış bir millete, bu esaretler, bu takipler, tazyikler, tevkifler tuhaf geliyor. İnsan şunu sormaktan kendini alamıyor: Bu işler kimleri razı etmek için yapılıyor? Dün varlığımızı, vatanımızı, istiklâlimizi, dinimizi, imanımızı, tarihimizi, ırzımızı, namusumuzu çiğnemeye gelenlerin gönlünü almak için mi, onların hoşuna gitsin diye mi yapılıyor bütün bu zulümler? Eğer onlar bunu istiyor, biz de onları razı etmek için bu işleri yapıyorsak, hürriyet bayramlarının, şenliklerinin manası nedir? Biz, Yunan'ı denize döken millet değil miydik yahu? Yunan denize mi döküldü, yoksa Yunan mı bizi denize döktü?

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
384
Baskı Tarihi
2005
Yazılış Tarihi
1982
ISBN
975-00125-1-8
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Doğu Kütüphânesi
Editörü
Halil Açıkgöz
Bu kitabın yazarı aslında Halil Açıkgöz ancak altını çizdiğimiz tüm satırlar Cemil Meriç'e ait olduğundan yazarı Cemil Meriç olarak girdik.

Tarih okumak isteyen Cevdet Paşa'yı okusun.

Tarih okumak isteyen Cevdet Paşa'yı okusun. Yeni harflisini tenkid ettim, paçavraya çevirdim. Hiçbir ses sada çıkmadı.

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Tarihi
2000
ISBN
975-7462-94-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Dergâh
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış yazılarından derlenen "Yaşadığım Gibi" yazarın, şair, hikayeci - romancı ve edebiyat tarihçisi olarak millî kültürümüzle ilgili özlü fikirlerini yansıtmaktadır.

Kitap Korkusu

1923 yıllarında Erzurum Lisesi'nde hoca idim. Mektebimizde Fransızca ders veren Abdülhakim Bey adında Mısırlı bir hoca vardı. Çok çabuk dost olmuştuk. Fransızcayı, İngilizceyi iyi biliyor, biraz yağlı, fazla tecvidli olmasına rağmen Türkçeyi de mükemmel şekilde konuşuyordu. Fransız gramerini iki ayda öğretmek için hususî bir metod bile icad etmişti. Bu cinsten icad sahiplerinin çoğu gibi, o da garip bir adamdı. Sene sonunda imtihanlarda çocukların hakikaten Fransız gramerini çok iyi bildiklerini gördük. Yalnız bir şey eksikti. Fransızca bilmiyorlardı. Tek başına metodun kâfi olmadığını ve her icadın icat sayılamıyacağını ilk önce o imtihanda öğrendim.