Sayfa Sayısı
120
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Dergah Yayınları
1941'de ölen Tagore arkasında pek çok eser bıraktı. Bunlarda güzellik, çocuk sevgisi ve sadelik gibi konuların yanısıra asıl olarak Tanrının varlığı meselesini işledi. Bu kitap, Hint sanat ve düşüncesinin zirvelerinden biri olan yazarın en çok tanınan eserlerindendir

Sorgu dolu gözlerin

Sorgu dolu gözlerin hüzünlü. Denizin dibini araştıran ay gibi, onlar da ne demek istediğimi anlamaya çalışırlar. Hiçbir şey saklamadan, gizlemeden hayatımı inceden inceye gözlerinin önüne serdim. İşte bunun için sen beni tanımazsın. Eğer o bir mücevher olsaydı, boynuna takmak için yüz parçaya bölüp bir gerdanlık dizebilirdim. Eğer o, sadece yuvarlak, küçük ve latif bir çiçek olsaydı, kökünden koparıp, saçlarının arasına takabilirdim. Fakat o bir kalpdir,sevgilim. Nerde onun dibi, nerede kıyıları?

Düşüş

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
108
Baskı Tarihi
Kasım 2008
Yazılış Tarihi
1956
ISBN
978-975-510-787-5
Baskı Sayısı
9. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Can Yayınları
Mütercimi
Hüseyin Denirhan
Orijinal Adı
La Chute
Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıyla da, yalnızca Sisifos Söyleni ve Başkaldıran İnsan'la da alırdı belki. Ama Camus'yü Camus yapan öncelikle anlatı yapıtlarıdır, Yabancı (1942), Veba (1947) ve Düşüş'se (1956) bu yapıtlar arasında üç büyük doruktur. Ancak, kimi yazınseverler bu üç başyapıt arasında daha çok Düşüş'ü yeğlerler.

"Bu yüksek noktalarda duralım.."

Yaşamın ayrıntılarına kadar, üstte olma gereksinimindeydim. Otobüsü metroya, üstü açık faytonları taksilere, taraçaları ara katlara yeğliyordum. Sizi, başınızı gökyüzüne dikmeye zorlayan spor uçaklarının meraklısı olduğum gibi, gemilerde de kıç güvertelerinin ebedi gezginini simgeliyordum. Dağda, kapalı vadilerden kaçıp boğazlara, yaylalara gidiyordum; en azından, ovayı andıran düzlüklerin adamıydım. Kader tornacılık ya da kiremitçilik gibi bir el sanatı seçmek zorunda bıraksaydı beni, sakin olun, damları seçerdim ve baş dönmesiyle dostluk kurardım.

Düşüş

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
108
Baskı Tarihi
Kasım 2008
Yazılış Tarihi
1956
ISBN
978-975-510-787-5
Baskı Sayısı
9. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Can Yayınları
Mütercimi
Hüseyin Denirhan
Orijinal Adı
La Chute
Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıyla da, yalnızca Sisifos Söyleni ve Başkaldıran İnsan'la da alırdı belki. Ama Camus'yü Camus yapan öncelikle anlatı yapıtlarıdır, Yabancı (1942), Veba (1947) ve Düşüş'se (1956) bu yapıtlar arasında üç büyük doruktur. Ancak, kimi yazınseverler bu üç başyapıt arasında daha çok Düşüş'ü yeğlerler.

Bir gemi seferi değil bu, bir düş.

Hiçbir işaret olmadan gidiyoruz, hızımızı değerlendiremiyoruz. İlerliyoruz, hiçbir şey de değişmiyor.

Sayfa Sayısı
260
Baskı Tarihi
2005
ISBN
975-8740-11-3
Baskı Sayısı
5. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Klasik
Mütercimi
Fatmanur Altun Rıfat Ahmetoğlu
Aliya, inasnın evrensel sorunları üzerine düşünen müslüman bir mütefekkir, baskılara boyun eğmeyen bir özgürlük savaşçısı, halkının bağımsızlık savaşına öncülük eden bir lider, askeri ve diplomatik alandaki başarılarıyla devlet kurmuş bir önderdir. Bu kitap, Aliya'nın çok farklı ortamlarda yaptığı konuşmalardan oluşuyor. Konuşmalar bir lider ve düşünür olarak Aliya'nın anlaşılmasına önemli bir katkı yapmakla kalmıyor, yirminci yüzyılın sonunda yaşanan insanlık trajedisinin ve bunun sorumlusu olan bir 'dünya sistemi'nin doğru okunmasına da hizmet ediyor.

Birlik için Çalışma ve Yasalara Saygı

"Kurtulmak için, geleneklerinizi bir kenara bırakmak ve asimile olmak zorundasınız". Şayet kendinizi değiştirirseniz, dünya kurtulmanıza izin verecek. Ancak, bizler asimile olmak istemiyoruz. Tıpkı, Amerika'daki Kızılderililerin, Kızılderili kalmayı isteyerek değişmeyi reddetmeleri gibi. Ne isek, o olmayı istediğimizi söylemekten gurur duyuyoruz. Sözkonusu olan bir İslam tasavvuru ise biz, modern bir İslam, bir Avrupa İslamı tasavvur ediyoruz. Bu anlamda bizler, hem Doğu için, hem Batı için pek çok şey yapbailirilz. Bizim görevimiz, belki de, İslamı yeni bir bakış açısından ve hakiki ışığı ile göstermektir. Allah'a şükürler olsun ki bunu yapmayı başardık.

Sayfa Sayısı
260
Baskı Tarihi
2005
ISBN
975-8740-11-3
Baskı Sayısı
5. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Klasik
Mütercimi
Fatmanur Altun Rıfat Ahmetoğlu
Aliya, inasnın evrensel sorunları üzerine düşünen müslüman bir mütefekkir, baskılara boyun eğmeyen bir özgürlük savaşçısı, halkının bağımsızlık savaşına öncülük eden bir lider, askeri ve diplomatik alandaki başarılarıyla devlet kurmuş bir önderdir. Bu kitap, Aliya'nın çok farklı ortamlarda yaptığı konuşmalardan oluşuyor. Konuşmalar bir lider ve düşünür olarak Aliya'nın anlaşılmasına önemli bir katkı yapmakla kalmıyor, yirminci yüzyılın sonunda yaşanan insanlık trajedisinin ve bunun sorumlusu olan bir 'dünya sistemi'nin doğru okunmasına da hizmet ediyor.

Tarih genelde kurgudan ibarettir.

Tarih genelde kurgudan ibarettir. Tarihi kazananlar yazarlar ve bunu da kendi tarzlarında yaparlar.

Aşina Yüzler

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Kendi medeniyetinin sınırlarını çok iyi bilmesinin yanı sıra, Batı'yı da 'Batılılaşma' batağına sapkınmadan ve kendi dünyasından bakarak anlamış olmanın verdiği özgüvenle hareket edebilen büyük düşünce işçisi Ali ŞERİATÎ'nin daha yakından tanınmasına imkan veren bu kitap, altı bölümden oluşuyor.

Aydın kimse zamanın ve toplumun peygamberidir

Aydın kimse zamanın ve toplumun peygamberidir. İnsanlık dışı güçlerin, halk düşmanlarının, iblis kollarının, şirk , küfür ve nifakın ve putperest organların varlığına rağmen ‘mesajı’ kendi halkına tüm aşkı, ihlası, istikameti, korkusuzluğu, uyanıklığı, fedakarlığı, liyakati, kudreti, sanatçılığı ile tebliğ edebiliyorsa kendi ‘risalet’ini (görevini) yerine getirmiş olur.

Rimbaud'ya Akıl Notları

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı

Küçük İskender

Sözcüklerin ardı ardına gelmesini ve belirli satırlara indirgenmesini şiir konumuna yükselten nedir? Ahenk mi, anlam mı, grafik mi, bütünlük mü, çarpıcılık mı, nesnel karşılık mı, hayal gücü mü, yetenek mi? Şiiri şiirselliği ile başbaşa bırakan olguların tamamı, yukarıda sayılanların bire bir örtüşen fonksiyonla metne yansımasıdır denilebilir.

Deccal

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı

Nietzsche

Tüm yazılanlar arasında en çok bir kişinin kendi kanıyla yazdığı şeyi severim. Kanla yaz; ve göreceksin ki, kan tindir... Etrafımda cinler olsun istiyorum, çünkü ben cesurum. Hayaletleri kaçıran cesaret, kendisine cinler yaratır. -cesaret gülmek ister. Artık hislerinizi paylaşmıyorum; altımda gördüğüm şu bulut, güldüğüm şu karaltı ve ağırlık -işte budur sizin yağmur bulutunuz. Yükselmeyi arzuladığınızda yukarı bakarsınız siz. Ve ben aşağı bakarım, çünkü yükseltilmiş biriyim ben. Aranızdan hanginiz aynı anda hem gülebilir, hem yükseltilmiş olabilir? En yüksek dağa çıkan, tüm matem oyunlarına, tüm matem ciddiyetlerine güler. Cesur, tasasız, alaycı ve şiddet uygular -işte böyle istiyor bizleri bilgelik: O bir kadındır ve daima savaşçıyı sever ancak.

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
358
Baskı Tarihi
Nisan 2001
Yazılış Tarihi
1954
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Yapı Kredi
Editörü
Turan Alptekin
Neden Altını Çizdim?
Bu satırları her okuduğumda özellikle ikinci paragraf tüylerimi diken diken yapıyor.

Abes

Bu daima böyleydi.Ne kadar ciddi başlarsa başlasın burada her iş beklenmedik neticelerde biterdi. Bu kahvenin bir adım ötesinde yüzde yüz gibi bakılan bir hesap, burada birdenbire en hafif ihtimal şekline girer ,bir yığın gidip gelmeden sonra talihin bir alayı olurdu. Hülasa bu abes denen şeyin bataklığı idi. Ve ben farkında olmadan ona gömülmüştüm. Sanki çok tüylü, yumuşak bir yığın kol ve kanatlı, insanı adeta bitmez tükenmez gıdıklamalar kısık gülüşler ve haz baygınlıkları içinde sömürüp tüketen bir hayvanın eline düşmüşüm gibi bu manasız aleme gömüldüm. Hiç birşeyin birbirini tutmadığı ve her şeyin şaşırtıcı şekilde birbirine bağlı olduğu dünyada, bilmediğimiz bir dünyada kopan bir fırtınanın getirdiği enkazdan yapılmış bir panayırda imişim gibi yaşamaya başladım. Bu fırtına nerede kopmuştu? Hangi tuhaf ve zıtlarla dolu alemleri yağma etmiş yahut nasıl karmakarışık bir armadayı böyle didik didik savuşturmuş ki bize kadar getirip önümüze yığdığı şeylerin hiçbirini asıl kendi çehrelerinde tanımamıza imkan yoktu. Her şey hokkabaz şapkasından çıkar gibi birbirinin peşinden birbirine takılı geliyordu. Bu yaşanırken çok rahat, sonradan üzerinde düşünülünce bir kabus gibi sıkıcı bir şeydi.

Milena'ya Mektuplar

Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
223
Baskı Tarihi
Aralık 2001
ISBN
0975-8523-05-09
Baskı Sayısı
0. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Armoni Yayıncılık
Editörü
Feyza Erbatur
Mütercimi
Feyza Erbatur
Neden Altını Çizdim?
uyumaktan korkan bir insan olup çıktım .bende geceleri bana uğramayan uykunun adresini öğrenmek isterdim

Uykusuzluk

Ama bir avuntum var:Siz iyi uyumuşsunuz .'Tuhaf' buluyorsunuz daha dün 'Allak bullaktım ' diyorsunuz. 'Yine de iyi uyudum!' şaşırıyorsunuz buna.Sevinçliyim , geceleri bana uğramayan uykunun yolunu öğrendim artık.Uykusuzluğa karşı koymak budalalıktır... Yeryüzünde en suçsuz şey uyku, oysa en suçlu varlık insan!