Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
386
Baskı Tarihi
Eylül 2008
ISBN
978-975-995-127-6
Baskı Sayısı
2. Baskı
Basım Yeri
istanbul
Editörü
İsmail Kara
Türkiye'de en çok konuşulan ve tartışılan konunun din ve İslam meselesi olmasına bir önem ve değer atfedip atfetmeyeceğimiz,olup bitenlerden tedirginlik duyup duymayacağımız bir paradoksla alakalıdır.
İslamcı-Hilafetçi
Bugün daha açık olarak biliyoruz ki ''İslamcı ve Hilafetçi'' bir söylemle Milli Mücadele'yi yapan,''Devletin dini din-i İslamdır''maddesinin yer aldığı bir anayasa hazırlayarak dine dayalı bir devlet kuran ve birinci Meclis'te bütün meşrep ve renkleriyle temsil edilen bu kualisyon Lozan Antlaşması görüşmeleri,birinci Meclis'in feshi ve Cumhuriyet'in ilanı aşamalarında dağı(tı)lmış,geride tekparti fikrine ve siyasetine intikal edecek dar ve nisbeten mütecanis bir kadro kalmıştır.Cumhuriyet idaresi ve ideolojisi ile katı laiklik anlayışı ve uygulamaları esas itibariyle bu dar kadronun eseridir denebilir.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
386
Baskı Tarihi
Eylül 2008
ISBN
978-975-995-127-6
Baskı Sayısı
2. Baskı
Basım Yeri
istanbul
Editörü
İsmail Kara
Türkiye'de en çok konuşulan ve tartışılan konunun din ve İslam meselesi olmasına bir önem ve değer atfedip atfetmeyeceğimiz,olup bitenlerden tedirginlik duyup duymayacağımız bir paradoksla alakalıdır.
Dine Münafi
Yaptığımız işi dine münafi görmek yapılan işi görmemektir.Biz şu kanaatteyiz ki yapılan işin dinsizlikle hiçbir münasebeti yoktur.Bu sistemde muvaffak olalım,on sene azimle,muvaffakıyetle tuttuğumuz bu yolda yürüyelim.On sene sonra bütün dünya ve şimdi bize muarız olanlar yahut tuttuğumuz yoldan din namına endişe edenler göreceklerdir ki Müslümanlığın asıl en temiz,en saf,en hakiki şekli bizde tecelli etmiştir.
İsmet İnönü
Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
614
Baskı Tarihi
Nisan 2004
ISBN
975-293-203-7
Baskı Sayısı
5. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Soner Yalçın'ın 2004'te yayımlanan romanıdır. 1875 yılında başlıyor hikâye ile bir ailenin köklerini araştırıyor, bunu yaparken de Türkiye’nin geçmişindeki gizleri ortaya çıkarıyor ister istemez. Çünkü bu ailenin de gizleri var.
Daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirlenmek...
Ekonomideki yapısal dönüşüm kültürel değişime de neden olmuştu. Osmanlı bürokrasisinin günlük yaşamı değişmeye başladı. Avrupalı gibi giyinmek, konuşmak ve yaşamak, yani alafrangalaşmak "moda" oldu; araba (fayton) sevdası başladı. Yeni Osmanlılar, evlerini, arabalarını satıp, gösteriş için araba alıyordu.
Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu.
Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltukmakam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, "İngilizci", "Fransızcı", "Rusçu" gibi isimlerle anılır oldu.
Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
393
Baskı Tarihi
Kasım 2007
Yazılış Tarihi
1992
ISBN
9944-125-03-2
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İzmir
Editörü
Şeref Yılmaz
Yazan: AHMED ŞAHİN
Yazı Kaynağı: Zaman Gazetesi, Ailem Eki, Sayı: 228
Çileli bir devrin hikayesini Ali Ulvi Kurucu merhumun hatıralarından okumak büyük bir şans. Hayatını tamamen ilme adamış yüksek bir kâmet olan merhum Kurucu, hatıralarıyla da irşad vazifesini yerine getiriyor.
Kâmil Mü'min Timsâli
Merhum dedem Hacı Veyis Efendi, vaktine çok dikkat eden, vakte çok kıymet veren bir zattı. Boş ânı yoktu. Okur, okutur, vaaz ederdi.
"Oğlum melekler kaydediyorlar; ağzımızdan çıkanı yazıyorlar." der; Mâ yeîfızu min kavmin âyetini bize çok çok tekrar ederdi.
"İnsanoğlunun ağzından çıkan sözü, Rakîb ve Atîd isimli iki melek kaydeder; hayırlı söz ise sağdaki, hayırsız faydasız söz ise soldaki yazar." derdi.
Sayfa Sayısı
339
Baskı Tarihi
1997
Yazılış Tarihi
1974
ISBN
975-470-281-0
Baskı Sayısı
8. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Mahmut Ali Meriç
Türkiye'de son zamanda yetişmiş en önemli aydınlardan, büyük filozof Cemil Meriç'in belki de en önemli eseridir. Binlerce sayfanın bilgisini küçük bir kitaba sığdırabilecek kadar usta yazarın ilmek ilmek örgülediği eşsiz bir dantela... Avrupayı, Osmanlıyı, Hind'i ,Çin'i motiflediği bir kanaviçe resmi.. "Bu ülke" de Tagore'dan Kemal Tahir'e..Oradan Said Nursi'ye.. ve oradan da İbn Haldun'a kadar onlarca ismi bulabilirsiniz. (http://www.itusozluk.com/goster.php/bu+%FClke)
Neden Altını Çizdim?
Öğrenci ve öğretmen kelimelerinin "uydurulma" yöntemi neden farklıdır? Aynı kurallarla fiilden isim yapacaksak öğrenci değil de "öğrenmen" dememiz gerekmez miydi? Ya da öğretmen yerine "öğretçi"?
Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır.
İrfanı hisarla kuşatmış Doğu, mâbede bezirgân sokmamış. Yıllarca davar gütmüş, odun taşımış çömez... Meşaleyi çetin imtihanlardan sonra tutuşturmuşlar eline. "Emanetleri ehline tevdi ediniz." demiş din.
Mürit: ceset. Can: mürşidin nefesi. Hint'te hocaların soyadı taşınırmış. Karabetlerin en mukaddesi, şakirtle üstad arasındaki bağ.
Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: kültür. Genç kuşaklar, Batı’nın bit pazarlarından ithal edilmiş bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır. öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan.
Sayfa Sayısı
339
Baskı Tarihi
1997
Yazılış Tarihi
1974
ISBN
975-470-281-0
Baskı Sayısı
8. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Mahmut Ali Meriç
Türkiye'de son zamanda yetişmiş en önemli aydınlardan, büyük filozof Cemil Meriç'in belki de en önemli eseridir. Binlerce sayfanın bilgisini küçük bir kitaba sığdırabilecek kadar usta yazarın ilmek ilmek örgülediği eşsiz bir dantela... Avrupayı, Osmanlıyı, Hind'i ,Çin'i motiflediği bir kanaviçe resmi.. "Bu ülke" de Tagore'dan Kemal Tahir'e..Oradan Said Nursi'ye.. ve oradan da İbn Haldun'a kadar onlarca ismi bulabilirsiniz. (http://www.itusozluk.com/goster.php/bu+%FClke)
Neden Altını Çizdim?
Bu satırlar Cemil Meriç'in en bilinen satırlarından. Bu sitede eksik olmasın istedim.
Sen Bir Az-Gelişmişsin
Kıt’aları ipek bir kumas gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar...
Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, "Ben Avrupalıyım" demeğe başladı, "Asya bir cüzzamlılar diyarıdır."
Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: "Hayır delikanlı", diye fısıldadılar, "sen bir az–gelişmişsin."
Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir "nişân-i zîşân" gibi gururla benimsedi aydınlarımız.
Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
614
Baskı Tarihi
Nisan 2004
ISBN
975-293-203-7
Baskı Sayısı
5. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Soner Yalçın'ın 2004'te yayımlanan romanıdır. 1875 yılında başlıyor hikâye ile bir ailenin köklerini araştırıyor, bunu yaparken de Türkiye’nin geçmişindeki gizleri ortaya çıkarıyor ister istemez. Çünkü bu ailenin de gizleri var.
İngiliz efendiler...
Osmanlı, pazarını ardına kadar İngilizlere açmaya mecbur kalmıştı.
İngiltere, gerek ucuz hammadde kaynaklarına ulaşmak, gerekse ürünlerini Osmanlı'nın her köşesindeki alıcıya ulaştırmak için, işe öncelikle demiryolları ve liman yapımından başladı. Biliyordu ki, altyapısı olmayan Osmanlı'nın, dünya ekonomisine entegrasyonu zordu!
Demiryolları ve limanların arkasından, bankalar, maden işletmeciliği,su, gaz ve elektrik şirketleri vb. geldi.
Bu durumun Osmanlı ekonomisine yansıması uzun sürmedi.
1814 yılında bir İngiliz sterlini 23 Osmanlı kuruşuna eşit değerdeyken,1839'da bir sterlin 104 kuruş ediyordu!
Osmanlı'nın bütçe açıklan büyümeye başlamıştı.
İstanbul Kriterleri
Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
104
Baskı Tarihi
2003
ISBN
975-8456-65-2
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Ey Kudüs
Ey Kudüs,ey yolların ışığı
Ey parmaklarını yakan güzel çocuk
Ey Peygamber'in geçtiği gölgeli ova
Ey kentlerin incisi,gözlerinde hüzün var
Ezanlarında hüzün var
Ey Kudüs,ey sevdaya bürünen güzel
Kim çalacak çanlarını Kıyamet Kilisesi'nin
Pazar sabahları
Kim getirecek çocuklara oyuncakları
Noel gece yarıları
Ey Kudüs,ey hüzünler şehri
Ey gözlerinden kocaman yaşlar akan
Kim durduracak düşmanları
Üzerine çullanan,ey dinlerin inci gerdanlığı
Kim siler duvardaki kanları
İncil'i kim kurtarır
Kim kurtarır Kur'an'ı
Kim kurtarır İsa'yı,İsa'yı öldürenlerden
İnsanı kim kurtarır
Ey Kudüs,ey şehrim
Ey Kudüs ey sevgilim
Yarın,yarın çiçek açacak limon ağaçları
Sevinecek yeşil sümbüller ve zeytinler
Gözler gülecek
Geri dönecek güvercinler
Tertemiz masmavi göklere
Ve geri dönecek çocuklar oyunlarına
Buluşacak babalarla oğullar
Senin çiçekli tepelerinde
Ey zeytin ülkesi,ey selam ülkesi
Nizar Kabbani-İşgal Altında
Öğle Uykusu
Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
177
Baskı Tarihi
2002
ISBN
975-8456-22-9
Baskı Sayısı
2. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Efkarlı dervişin anlattıklarından müteşekkil.
Yasaklar
Yasaklara karşı çıkmak, zalimlere küfretmek, birilerini günah keçisi ilan etmek dışında söyleyeceğiniz bir şey yok mu? Başörtüsü yasağından, kapatılan Kur'an kurslarından ve İmam Hatip liselerinden ve Batıdaki özgürlüklerden bahsetmeden konuşamıyor İslamcılar. Solcuların Faşistlerden, Sivas olaylarından ve irtica tehlikesinden bahsetmeden konuşamadıkları gibi. Ne oldu sizin evrensel dünya görüşlerinize? Bize biraz insandan, kadından, erkekten, çocuktan, tarihten, Tanrı'dan, aşkın hallerinden ve ölümden bahsetsenizde dinlesek? Fotokopi ile çoğaltılan cümleleri bir kenara bırakıp biraz konuşsanız da böylece dünya görüşlerinizin farklılığını görsek, daha iyi olmaz mı? Başkalarının haksızlığından bahsetmek sizi haklı yapmıyor, başkalarının kirli çamaşırlarını ortaya dökmenin sizi temiz yapmadığı gibi.
Öğle Uykusu
Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
177
Baskı Tarihi
2002
ISBN
975-8456-22-9
Baskı Sayısı
2. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Efkarlı dervişin anlattıklarından müteşekkil.
Uzaklar
Türk kelimesi taşıyan televizyon kanalı, gerçekten iddia ettiği gibi Türk mü yoksa Atlantalı mı ? Hatırlarsanız bu televizyon kanalı hava durumu haberlerinde Mekke'yi "Uzaklar" başlığı altında veriyordu.Ve ben de başka bir uazımda sormadan edememiştim: "Manevi olarak Mekke size uzak olabilir, ama Mekke Türkiye'nin hemen aşağısında, çok yakınındadır.Şayet elinize bir harita alır ve "objektif ol"ursanız bunu siz de görebilirsiniz. Yoksa Siyenen Türk Mekke'ye Amerika'dan mı bakıyor, öyleyse biye Türk kelimesini kullanıyor ?