Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
“Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı…”“Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim…”“Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki… Onu başyapıtım yapmak istiyorum…” (Fyodor Dostoyevski’nin kardeşine yazdığı mektuplardan.) (Arka Kapak)

Acı

Biz sevgiyi acıya boğarak severiz.

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can Yayınları
Utanmadan, hiçbir yapmacığa kaçmadan, kendi kendimi koydum bu kitaba... Kitabım, kendi kendisinden çok, kendi kendinle ilgilenmeyi öğretsin sana; sonra kendi kendinden çok, kendi dışında kalanlarla ilgilenmeyi...

Kışın Yası

Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur; her çiçek kendi meyvası uğrunda solmak zorundadır; meyva da düşmedikçe, ölmedikçe, yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile kışın yasından hız alır.

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can Yayınları
Utanmadan, hiçbir yapmacığa kaçmadan, kendi kendimi koydum bu kitaba... Kitabım, kendi kendisinden çok, kendi kendinle ilgilenmeyi öğretsin sana; sonra kendi kendinden çok, kendi dışında kalanlarla ilgilenmeyi...

Cogito

Düşünüyorum öyleyse varım- Şu öyleyse'ye takılıyorum ben. Düşünüyorum ve varım; şu sözlerde gerçek payı daha fazla olurdu: Hissediyorum, öyleyse varım-hatta; inanıyorum, öyleyse varım- çünkü şunu demeye gelir bu: Var olduğumu düşünüyorum, Var olduğuma inanıyorum. Var olduğumu hissediyorum. Bana öyle geliyor ki, bu üç tümceden en gerçek, tek gerçek olanı sonuncusu; çünkü 'var olduğuma inanıyorum' var olmamı gerektirmez belki de. 'Var olduğumu düşünüyorum' da öyle."

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can Yayınları
Utanmadan, hiçbir yapmacığa kaçmadan, kendi kendimi koydum bu kitaba... Kitabım, kendi kendisinden çok, kendi kendinle ilgilenmeyi öğretsin sana; sonra kendi kendinden çok, kendi dışında kalanlarla ilgilenmeyi...

Görmek

Her yaratık Tanrı'yı belirtir, apaçık göstermez hiçbiri.

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
YKY
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali'nin 1940 yılında yazdığı bir romandır. Macide ve Ömer isimli iki önemli karakter içerir. Bu eserde kişilerin iç konuşmaları ve kendileri ile hesaplaşmaları yaygın olarak kullanılmış ve bu yolla duygu ve hisler çok başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Bu romanında, Sabahattin Ali toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor.

Yalancı Peygamber Yetiştirmek

İnsanların en zayıf yanları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden, inanmak için çırpınan kalabalıktır.

Türü
Hatırat
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can yayınları
İlkgençlik yıllarının geçtiği köy ve çiftlik ortamı, Cesare Pavese'nin ilk şiirlerine olduğu kadar Ay ve Şenlik Ateşleri adlı ilk romanına da esin kaynağı oldu. Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. Lisedeyken iki yakın iki yakın arkadaşının intiharları, Pavese'yi çok etkiledi. Ondaki 'intihar' eğilimi, böyle başladı. Üniversitede edebiyat okudu. Amerikan edebiyatının dev yapıtlarını İtalyanca'ya çevirdi. Özgürlük ve demokrasi ağırlıklı çevirileri ve yazıları yüzünden Faşist yönetimce tutuklandı, bir yıl kadar hapis yattı. 'Kısık sesli bir kız'a aşık oldu.

Acı

Bir insan acı çekiyorsa, başkaları bir sarhoşmuş gibi davranırlar ona: “Hadi, kalk bakalım; yeter bu kadar; hadi işine; öyle değil; ha şöyle...

Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
ISBN
9789755107264
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can Yayınları
Sisifos Söylemi ünlü Fransız yazar ve düşünürü Albert Camus'nun 1913-1960), savaş yıllarında yayımlanan bir deneme kitabıdır. Daha kitabın ilk satırında, bireyin bir yaşama nedeni bulunmadığını keşfedişiyle, her türlü günlük çalışma ve acının içinde kökleştirdiği uyumsuzluk duygusuyla, yaşamın gülünçlüğünün bilincine varmasıyla birlikte, gerçekten ciddi tek felsefi sorunun intihar olduğu vurgulanır. Ancak sorulacak en önemli soru, bu duyguları bireyi zorunlu olarak intihara götürüp götürmeyeceğidir. Yazar uyumsuzluk kavramını açık seçik bir biçimde inceler. Sonunda da gerçek bir çözüm önerir.

Yazgı

Geriye kalan şey, tek çıkış yolu ölüm olan bu yazgıdır. Ölümün bu tek kaçınılmazlığı, dışında, sevinç ya da mutluluk, her şey özgürlüktür. Tek efendisi insan olan bir dünyadır, sürer gider. Onu bağlayan bir başka dünya düşüydü. Düşüncenin yazgısı kendi kendinden elçekmek değildir artık, imgeler biçiminde sıçramaktır. Oyalanır – masallarda kuşkusuz – ama insan acısının derinliğinden başka derinliği bulunmayan ve onun gibi tükenmez olan masallarda. Eğlendiren ve kör eden tanrısal masal değil, çetin bir bilgeliği, yarınsız bir tutkuyu özetleyen ve yeryüzüne özgü olan yüz, devinim ve dram.

Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
ISBN
9789755107264
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Can Yayınları
Sisifos Söylemi ünlü Fransız yazar ve düşünürü Albert Camus'nun 1913-1960), savaş yıllarında yayımlanan bir deneme kitabıdır. Daha kitabın ilk satırında, bireyin bir yaşama nedeni bulunmadığını keşfedişiyle, her türlü günlük çalışma ve acının içinde kökleştirdiği uyumsuzluk duygusuyla, yaşamın gülünçlüğünün bilincine varmasıyla birlikte, gerçekten ciddi tek felsefi sorunun intihar olduğu vurgulanır. Ancak sorulacak en önemli soru, bu duyguları bireyi zorunlu olarak intihara götürüp götürmeyeceğidir. Yazar uyumsuzluk kavramını açık seçik bir biçimde inceler. Sonunda da gerçek bir çözüm önerir.

Dünyadan bir parça olmak

Ağaçlar arasında bir ağaç, hayvanlar arasında bir kedi olsaydım, bu yaşamın bir anlamı olurdu, daha doğrusu bu sorunun hiç anlamı olmazdı, çünkü dünyadan bir parça olurdum. Bu dünya olurdum, oysa şimdi tüm yakınlık gereksinimimle onun karşısındayım. Öylesine önemsiz olan bu us, işte beni tüm evrenin karşıtı yapan bu. Bir kalemde yadsıyamam onu. (...) demek onu sürdürmek istiyorsam, her zaman yenilenen, her zaman gergin ve kesintisiz bir bilinçle sürdürebilirim. (...) Umut etmeyi bırakmasını öğrendi.