Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Neden Altını Çizdim?
Bir kaç satır yukarıda; "Hilekârlık, içerisinde hilekârlık bulunmayan yüreğe giriş kapısı bulamaz." gibi, çarpıcı bir ifadeden sonra, bu hikaye oldukça isabetli oldu, kanımca..
Masumiyet..
Hayatında ilk kez şehre gelen bedevinin karnı açmış, iştah açıcı kokuların geldiği bir yerden geçiyormuş ve vitrininde tatlı tabakları, insanların da oraya girip yediklerini ve sonra da çıkıp gittiklerini görmüş. Kendi kendine "ant olsun ki bu evin sahibi cömert biri ve büyük bir misafirperverdir." demiş. Lokantaya girip tıka basa yiyip içmiş, sonra konukseverliğine teşekkür etmek için ev sahibini sorunca lokanta sahibi kendisinden para istemiş. Bedevi hayatında konukluk karşılığında hiç para ödememiş olduğu için lokantacının ne demek istediğini anlamayınca lokantacı onu hakime şikayet etmiş. Hakim de ona teşhir cezası vermiş. Bunun üzerine uyuz bir eşeğe ters yönde bindirmişler, eşeğin önüne de bir davulcu koyup şehrin caddelerinde dolaştırmaya başlamışlar. İnsanlar da, bedevi ile alay ederek alkışlıyor, ıslık çalıp kahkahalar atıyorlarmış. Bedevi bu durumdayken aynı kabileden birisi bu şenliğin ne anlama geldiğini sormuş ona. O da, neşeli, gözleri sonsuz neşenin ışığıyla parlar bir şekilde cevap vermiş: "Kardeşim, kızarmış yemeği yedim, eşeğe bindim, çal davulcu çal!"
Bu bedevinin iyi niyeti yüzlerce kötü niyetle tek başına mücadele etmiş ve onları zahmetsizce hezimete uğratmıştır.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Bir Facianın Hikayesi Cemil Meriç`in artık basılmayacak bir eseridir. Kitabın basılan
ve basılacak olan diger kitaplara dercedildigi, edilecegi söylenmektedir. Meriç`in mirasının
eksiksiz ve aslına uygun olarak okuruna ulastırılabilmesi için internetin sundugu imkanları
kullanmak zaruri hale gelmistir. Kitabı bilgisayara aktardıktan sonra orjinalinde bulunan imla,
gramer ve tüm baskı, dizgi hataları editörümüz tarafından kitabın aslıyla karsılastırılarak
yeniden tashih edilmis, düzeltilmistir. Editörümüzün hassasiyeti ve titizligi kitabın
yayımlanma sürecini geciktirmistir.
Bu kavga yoktu eskiden...
Ekonomik çağın en çarpıcı başkalığı: Sınıf kavgası. Marx, her zaman sınıflar ve sınıf kavgaları vardı, der. Yanlış. Bu kavga yoktu eskiden. Sınıflar da, sınıf kavgaları da ekonomi çağının ürünleri.
Devlet, iktisadi çıkarların savunucusu. Hükümet şeklinin fazla önemi yok. Demokrasi dediğimiz, sınıflar arasındaki uzlaşmanın kanunileşmesi.
Savaşın amacı da: Ya maddî çıkarları korumak yahut yeni kazançlar sağlamak. Düşman: Yoksul kalabalık. Kalabalığın her mel'ânete başvurması kabil, onun için dikkatle denetlenmesi şart.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Bir Facianın Hikayesi Cemil Meriç`in artık basılmayacak bir eseridir. Kitabın basılan
ve basılacak olan diger kitaplara dercedildigi, edilecegi söylenmektedir. Meriç`in mirasının
eksiksiz ve aslına uygun olarak okuruna ulastırılabilmesi için internetin sundugu imkanları
kullanmak zaruri hale gelmistir. Kitabı bilgisayara aktardıktan sonra orjinalinde bulunan imla,
gramer ve tüm baskı, dizgi hataları editörümüz tarafından kitabın aslıyla karsılastırılarak
yeniden tashih edilmis, düzeltilmistir. Editörümüzün hassasiyeti ve titizligi kitabın
yayımlanma sürecini geciktirmistir.
Vestiyer
Üç ayrı yoldan aynı feci akıbete sürükleniyoruz: Entellektüalizasyon, materyalizasyon, egalizasyon.
Entellektüalizasyon: Ruhun inisiyatifinin, hürriyetinin ve dilediğimiz gibi hareket etme kabiliyetinin bir yana itilişi. Karar muhtariyetini kaybettik. Karşılaştığımız her durumda ne yapacağımız önceden belli. Bir emirler ve yasaklar ağı ile kuşatılmışız. Bir sistemin parçasıyız. Ferde kılavuzluk eden gönül değil, kendi dışında bir kafa. Bir işletmeye giren herkes ruhunu vestiyere bırakıyor. İnsanın gerçekten insan olduğu bir medeniyet sona ermiştir artık. Emeğin mahiyeti değişmiştir.
Materyalizasyon: Günümüz insanı bir makinadır, daha doğrusu makinanın bir parçasıdır.
Egalizasyon: Yaşayış şekillerimiz baştanbaşa yeknesaklaşıyor. Çağımızın vebası, bu yeknesaklaşma.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Bir "aydınlık çağ" sıkıntısı olarak, çok dinlilik!..
Bilim ve sanatları, felsefeleri, icatları çok olan ve bilmediğim bir sebeple "aydınlık çağ" diye adlandırdıkları şu zamanda, din ve Tanrı hakkında konuşma cesareti gösterenler, insanların alay etmeleri tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu ülkede veya başka ülkelerde bu çağın insanlarının "insanların sıkıntısı dinlerinin çok olmasındandır." dediklerini kaç kez duymuşumdur.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Bir Facianın Hikayesi Cemil Meriç`in artık basılmayacak bir eseridir. Kitabın basılan
ve basılacak olan diger kitaplara dercedildigi, edilecegi söylenmektedir. Meriç`in mirasının
eksiksiz ve aslına uygun olarak okuruna ulastırılabilmesi için internetin sundugu imkanları
kullanmak zaruri hale gelmistir. Kitabı bilgisayara aktardıktan sonra orjinalinde bulunan imla,
gramer ve tüm baskı, dizgi hataları editörümüz tarafından kitabın aslıyla karsılastırılarak
yeniden tashih edilmis, düzeltilmistir. Editörümüzün hassasiyeti ve titizligi kitabın
yayımlanma sürecini geciktirmistir.
Hümanizm
Rönesans’ta ortaya atılan bir kelime, modern çağın bütün programını hülasa eder: Hümanizm... Her şeyi insan ölçüsüne
irca etmek. Arzı fethetmek için arşdan vazgeçmek. Hümanizm, çağdaş laisizmin ilk şekli. Zamanla hümanizm, insanın en aşağı insiyaklarını tatmin olarak anlaşılacaktır.
Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Bir Facianın Hikayesi Cemil Meriç`in artık basılmayacak bir eseridir. Kitabın basılan
ve basılacak olan diger kitaplara dercedildigi, edilecegi söylenmektedir. Meriç`in mirasının
eksiksiz ve aslına uygun olarak okuruna ulastırılabilmesi için internetin sundugu imkanları
kullanmak zaruri hale gelmistir. Kitabı bilgisayara aktardıktan sonra orjinalinde bulunan imla,
gramer ve tüm baskı, dizgi hataları editörümüz tarafından kitabın aslıyla karsılastırılarak
yeniden tashih edilmis, düzeltilmistir. Editörümüzün hassasiyeti ve titizligi kitabın
yayımlanma sürecini geciktirmistir.
Hırsızlar ve Bezirgânlar
Ortak bir şuur yok artık. Herkesin konuştuğu dil başka. Hırsızlarla dolu bir panayırdayız. Bezirgânlar mallarını sürmek için sesleri çıktığı kadar bağırıyorlar. Tam bir yaygara. Oysa medeniyet üslûp demektir.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Kötüye değil, kötülüğe..
Kötülere değil, kötülüğe kin besleyiniz. Çünkü kötüye kin beslerseniz eğer, onun gibi kötülerden olursunuz. Kötülüğe kin beslediğinizde ise, öldürürsünüz kötülüğü ve iyiliğe yol bulursunuz.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Canlar ölesi değil!..
İnsanın taşlar üzerine bıraktığı eserler taşların yok olmasıyla yok olur gider. Fakat insanın, insan kardeşinin ruhuna nakşettiği eserler sonsuza dek kalıcıdır. Ruh sonsuza dek kalıcıdır çünkü.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Dönüş Yurdu..
İnsan kendisini bir çıkış ve dönüş yeri olarak görebilseydi yaşamındaki bütün gayretini, kendisine döneceği yerin temiz olması için, çıktığı yeri temizlemeye sarf ederdi.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
0
ISBN
975-8470-03-5
Baskı Sayısı
0. Baskı
Mütercimi
kenan demirayak
Orijinal Adı
Zâdu'l-me'âd
Öğretmen
Öğrencisinden öğrenmeyen öğretmen, ona öğretemez. Yaşama öğrenci olma dönemini kaçıran öğretmen, bir öğretmen olarak faydalı olma dönemini de kaçırmıştır. Kendini tanımayan öğretmen başkalarına nasıl kendilerini gösterebilir ki?