Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
438
Baskı Tarihi
Mayıs 2008
ISBN
978-975-9169-77-0
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Fahri Özdemir
"Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye'de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş veya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir."
Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir."
Soru 4) 1920'ler Türkiyesi demokrasinin nesnel koşullarına sahip midir?
Demokrasi eğer siyasi iktidarın serbest genel oyla seçildiği düzenin adı ise, bunu yürütmek için sandık imal edilip oy pusulası basmak ve oyları az çok güvenilir şekilde tasnif etmek için gereken alt yapı dışında ne gibi sosyoekonomik koşullar gerektiğini anlamak güçtür
AMAT
Türü
Roman
Sayfa Sayısı
235
Baskı Tarihi
2005
Yazılış Tarihi
2005
ISBN
9750503724
Baskı Sayısı
0. Baskı
Neden Altını Çizdim?
Bundan güzel bir başlangıç cümlesiyle başlanabilir mi bir kitaba.
Amat'ın İlk Cümlesi
Peygamber efendimizin ve onun tebliğ ettiği kitaba iman edenlerin Mekkeli putperestlerden gördükleri eza ve cefa nedeniyle Medine’ye hicretlerinden 1080–1082 yıl, İsa aleyhisselamdan ise 1670 yıl kadar sonra şevval ayının üçüncü gecesi, debdebesi ve cağcağasıyla yedi iklim dört bucağa nam salmış o konstantiniye şehri, gökyüzündeki karanlık bulutların altında yorgun bir dev gibi uyumaktaydı.
Sayfa Sayısı
763
Baskı Tarihi
2007
Yazılış Tarihi
1866
ISBN
978-975-998-384-0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Veysel Atayman
Mütercimi
Osman Çakmakçı
Orijinal Adı
Prestupleniye i Nakazaniye
Suç ve Ceza,(Rusçası: Преступление и наказание) Dostoyevski'nin romanlarından biridir. Orijinal ismi Prestupleniye i Nakazaniye dir. Roman ilk olarak 1866'da Rus Habercisi adlı edebiyat dergisinde yayınlandıktan sonra cilt haline getirilmiştir. Dostoyevski'nin Sibirya'da cezaevinden döndükten sonra yazdığı roman, yazarın en uzun ikinci romanı olma özelliği taşır. Bununla birlikte yazarın olgunluk döneminin ilk büyük romanıdır.
İnsan En Çok Neden Korkar?
İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek ne ilginç bir şey olurdu.Herhalde her şeyden çok,yeni bir adım atmaktan,söyleyecekleri yeni bir sözden korkuyorlar.
Türü
Roman
Sayfa Sayısı
158
Baskı Tarihi
2006
Yazılış Tarihi
1945
ISBN
975-07-0011-2
Baskı Sayısı
9. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Seçkin Selvi
Mütercimi
Celal Üster
Orijinal Adı
Animal Farm
Hayvan Çiftliği, (orijinal adıyla Animal Farm) George Orwell'in mecazi bir dille yazılmış fabl tarzında siyasi hiciv romanı. Roman ilk olarak 1945'te yayınlandıysa da asıl ününe 1950'lerde kavuştu.
Türü
Roman
Sayfa Sayısı
358
Baskı Tarihi
Nisan 2001
Yazılış Tarihi
1954
Baskı Sayısı
3. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Turan Alptekin
İsyan Ahlakı
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
215
Baskı Tarihi
2006
Yazılış Tarihi
1934
ISBN
975-7462-76-4
Baskı Sayısı
4. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Mütercimi
Mustafa Kök-Musa Doğan
Orijinal Adı
Conformisme et Revolte
Biz, hem uysallığa, hem de anarşizme karşıyız. Her türlü sosyolojizme, yani toplum gerçeğinin her şey olduğu anlayışına karşı olduğumuz kadar, bencil ve katı ferdiyetçiliğin de karşısındayız. Ferdin, sadece bütün iradeleri aynı şekilde belirleyen bir İrade karşısındaki uysallığını kabul ediyoruz. Bize göre selâmet, tarih ve insanlıkla birlikte, tarihin ve insanlığın var oluş sebeplerini içinde bulacakları bir mutlak'a bağlanmaktan ibarettir. Aklı başında bir insanlık, kendini asla gayesi ve gerçekleştireceği mukadderatı olmayan bir varlık olarak düşünemeyecektir.
Estetik İman
Niyetimiz,kesinlikle estetizm içerisinde bir imana ulaşmak değildir.Belki de bunu inkara varacağız.Burada her şeyden önce göstermek istediğimiz şey,sanatın yüksek faaliyetinde bir imanın olduğu ve sanatkarın çoğunlukla farkında olmaksızın mistik bir hayatı hedeflediğidir.Biz özel olarak ve yalnızca dini veya mistik adı verilen sanattan bahsedecek değiliz.Her sanat faaliyeti,dünyadaki şekillere,din dışı(profane)şeylere bir çeşit tapınmadır.Sanatkar,bu din dışı şeylerden geçerek sözünü ettiğimiz mistik imana varır.Bu plastik şekiller arasından geçerek ruhun bu mistik yükselişi,bizi sanatın kendi süreci içerisinde birkaç safhayı birbirinden ayırmaya sevketmektedir.
Gün Olur Asra Bedel
Türü
Roman
Sayfa Sayısı
394
ISBN
975-8651-09-9
Baskı Sayısı
6. Baskı
Basım Yeri
Ankara
Aytmatov'un çok tanınan eserlerinden biri olan "Gün Olur Asra Bedel", diğer adıyla "Gün Uzar Yüzyıl Olur" esas itibarıyla Sovyetler Birliği döneminde yaşanan sosyal ve kültürel sorunların bir öz eleştirisidir. Aytmatov, romanında, geçmişin efsaneleriyle geleceğin bilim kurgusunu harmanladığı çok özel bir teknik uygulamıştır.
Çağdaş romancılığın başyapıtlarından biri olan Gün Olur Asra Bedel, aslında yalın bir kurguya dayalıdır. Uçsuz bucaksız bozkırların kuş uçmaz kervan geçmez köşelerinin birinde, belki ayda bir trenin geçtiği istasyonda görevli iki arkadaştır, Yedigey ve Kazgangap.
Tren
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi...Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı Özek uzar giderdi.Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa,bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı.Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider, gelirdi..
Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
438
Baskı Tarihi
Mayıs 2008
ISBN
978-975-9169-77-0
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Fahri Özdemir
"Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye'de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş veya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir."
Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir."
Soru 1) Kemal Atatürk, dünyada eşi olmayan bir siyasi rejimin temsilcisi midir?
İki dünya savaşı sırasında kurulan diktatörlüklerin en ünlüleri Rus Bolşevizmi, İtalyan Faşizmi ve Alman Nazizmi oldu.Bu üç örneğin yanı sıra,İspanya'da Franco Falanjizmi ile Portekiz'in "Yeni Devleti"; Avusturalya'da Dollfuss'un halkçı-katolik korporatizmi;yeni Japon militarizmi;Macaristan, Polonya, Baltık ülkeleri,Bulgaristan ve Yunanistan'da kurulan (Romanya ve Yugoslavya'da kurulamayan)ulusçu diktaörlükler;Meksika'da Cardenas ve Brezilya'da Vargas'ın "ilerici" baskı rejimleri; İran'da Pehlevi monarşisi,çağın anti-liberal felsefesinin -ülkenin koşullarına ve Şefin kişiliğine bağlı olarak farklılaşan - çeşitli uygulamalarını sergilediler.
Ortak yönleri
1.inkılapçılık,
2.dinin devlet güdümüne alınması,
3.halkçılık,
4.milliyetçilik,
5.devletçilik ve
6.cumhuriyetçilik
olarak özetleyebiliriz.
Bu ilkelerin Cumhuriyet Halk Partisi'nin Altı Ok'uyla paralelliği dikkat çekicidir.
Türü
Akademik
Sayfa Sayısı
264
Baskı Tarihi
2004
Yazılış Tarihi
1996
ISBN
975-539-196-7
Baskı Sayısı
4. Baskı
Editörü
Özden Arıkan
Mütercimi
Abdullah Yılmaz
Orijinal Adı
Thinking Sociologically
Özellikle modernlik ve post-modernlik üzerine incelemeleriyle son dönemin en dikkate değer düşünürlerinden biri haline gelen Zygmunt Bauman, sosyal bilimler alanında son derece faydalı bir kitap sunuyor bizlere. 'Sosyolojik Düşünmek', sadece sosyoloji öğrenimi görenler için kaleme alınmış bir çalışma değil. Konuya ilgi ve merak duyan genel okurun da sosyolojinin anlamı ve işlevi, sosyolojide değişik tarzlar ve yaklaşımlar üzerine bilgilenmesini sağlayacak önemli bir kaynak kitap.
Özgürlük ve Bağımlılık
Aynı zamanda hem özgür olmak hem de özgür olmamak deneyimlerimizin belki de en ortak,muhtemelen en şaşırtıcı özelliğidir.
Sayfa Sayısı
339
Baskı Tarihi
1997
Yazılış Tarihi
1974
ISBN
975-470-281-0
Baskı Sayısı
8. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Editörü
Mahmut Ali Meriç
Türkiye'de son zamanda yetişmiş en önemli aydınlardan, büyük filozof Cemil Meriç'in belki de en önemli eseridir. Binlerce sayfanın bilgisini küçük bir kitaba sığdırabilecek kadar usta yazarın ilmek ilmek örgülediği eşsiz bir dantela... Avrupayı, Osmanlıyı, Hind'i ,Çin'i motiflediği bir kanaviçe resmi.. "Bu ülke" de Tagore'dan Kemal Tahir'e..Oradan Said Nursi'ye.. ve oradan da İbn Haldun'a kadar onlarca ismi bulabilirsiniz. (http://www.itusozluk.com/goster.php/bu+%FClke)
Gerici Kim?
Canavalarla dolu bir ormandayız. Yolumuzu hayaletler kesiyor. Tanımadığımız bir dünya bu. İthal malı mefhumların kaypak ve karanlık dünyası. Gerçek, kelimelerin arkasında kayboluyor.
Ne güzel tarif: '' Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlayacak hiç bir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi özleyen ve eski düzeni getirmeye çalışan (Kimse) '' (Meydan- Larousse). Tarifin tek kusuru bu ucubenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını söylememesi.
Murdar bir hal'den muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.
4. Murat'a, Süleyman devrine dön! diye haykıran Koçi Bey'den Reşat Paşa'ya kadar Osmanlı Devleti'nin bütün ıslahatçıları gerici. Dante, yaşadığı çağdan iğrenir. Balzac eserini iki ezeli hakikatin ışığında yazar: kilise ve krallık. Dostoyevski maziye aşık. Dante gerici, Balzac gerici, Dostoyevski gerici!
Gerici, ilerici... Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.