Türkiye'de Siyasal Sistemin Evrimi

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
351
Baskı Tarihi
2007
ISBN
978-975-533-513-1
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
Ankara
Yayın Evi
İmge
Editörü
Kudret Emiroğlu
Mütercimi
Esin Soğancılar
Kemal Karpat’a göre, Türkiye’nin modern siyasal sistemi sürekli olarak değişen dinamik bir sosyo-ekonomik yapı ile dışarıdan alınmış statik anayasal modeller arasındaki karşılıklı etkileşimin ürünüdür. Periyodik olarak yapılan anayasa değişiklikleri sadece toplumsal yapıdaki hızlı değişimin değil, aynı zamanda bu yapı ile iç politika arasındaki temel uyumsuzluğun sonuçlarıdır.

Sol

Solun iktidar anlayışı materyalist güç kavramına dayanır ve toplumsal örgütlenmeyi ekonomi temelinde açıklamaya çalışır;solun bu yaklaşımının iktidar ve ekonomi konusundaki geleneksel,ahlaki anlayışla uzlaşması olanaksızdır.

Türü
Diğer
Sayfa Sayısı
276
Baskı Tarihi
Ekim 2007
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Şule Yayınları
Editörü
Oya İşeri
GÜNEŞİMİN ÖNÜNDEN ÇEKİL! Bu azarı bir imparator duydu.Büyük İskender deniyordu ona. Diyojen'in şöhretini duymuş ,şanını bu şöhretin yanına taşıyarak halka hoş görünmeyi ummuştu. Bir yanda Makedonya kralının parlak alayı,öbür yanda paçavralar içinde güneşlenen Diyojen...Biri yücelterek, diğeri aşağılayarak dünyayı kendine dar gören iki adam !İmparator ihsanda bulunmak istiyor: "Ne dilersen,yapayım!"Diyojen üzerine düşen gölgenin İmparator'a değil dünyayaya ait olduğunu hissediyor ve elinin tersiyle itiyor bu gölgeyi."Güneşimin önünden çekil!"

Çağını yaşa ama çağının yaratığı olma

İnsan olmak gerekiyor, çağının yaratığı değil.

Türü
Deneme
Sayfa Sayısı
420
Baskı Tarihi
2005
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yayın Evi
Klasik
Mütercimi
Hasan Tuncay Başoğlu
Bosna'nın özgürlük mücadelesiyle özdeşleşen Aliya İzzetbegoviç, siyasi bir figür olmanın yanında aynı zamanda çok önemli bir düşünür de. Onun eylemci kişiliğinin yanı sıra kendisini ele veren bilge kişiliği, öncülük ettiği özgürlük mücadelesinin karakterini belirlemiştir. Bu kitap, Aliya İzzetbegoviç'in bilge kişiliğinin billurlaştırdığı düşünce yoğunluklu metinlerden oluşmaktadır. Kısa ancak yoğun ve çarpıcı notlarda kendisini ele veren fikri derinlik, onun tarih kurucu kişiliğinin entelektüel boyutu hakkında zengin ipuçları vermektedir.

Sağlık ve Özgürlük

Hapisteyken insanın tek bir arzusu olur: Özgürlük. Eğer hapiste hastalanırsanız, özgürlüğü düşünmez, sağlığınızı düşünürsünüz. Dolayısıyla sağlık, özgürlükten daha önemlidir.

Bab-ı Esrar

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
0
Baskı Sayısı
0. Baskı
Yedi yüz yıldır çözülemeyen sır; Şems-i Tebrizi cinayeti... Yedi yüz yıldır süren bir sevda; Şems-i Tebrizi ile Mevlana..

Aşk..

"...insana duyulan aşk da, Allah'a duyulan aşkın bir suretidir. O aşkın sureti bile o kadar güçlüdür ki, kişinin aklını başından alır..."

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
304
Baskı Tarihi
2015
ISBN
9753550741
Baskı Sayısı
8. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
İz Yayınları
Editörü
M. Ertuğrul Düzdağ
İslâmcı fikir ve devlet adamı Said Halim Paşa’nın çok önemli sekiz eseri bir arada... “Buhranlarımız” genel başlığı altında toplanmış bulunan yedi kitabı: Meşrutiyet, Taklitçiliğimiz, Fikir Buhranımız, Cemiyet Buhranımız, Taassup, İslâm Dünyası Neden Geri Kaldı?, İslâmlaşmak ile son olarak yazdığı ve “İslâm’ın devlet teşkilâtı, başkanı, meclisi, partileri, seçimleri, kanun koyma ve icrâ kuvvetleri ile nasıl olmalıdır?” sorusuna cevap veren İslâm Devletinin Siyasî Yapısı adlı eseri... Ayrıca “Hâtırât”ından elde bulunan bir bölüm ve I. Dünya Harbi’ne neden girdiğimizi açıklayan “Cevaplar”ı...

Her Yol Mekke'ye Çıkar

Batı için "Her yol Roma'ya gider"se, İslam dünyası için de "Her yol Mekke'ye gider". Yâni bu iki âlemden her biri, başka bir yol, başka bir istikamet, başka bir tâlih takip etmeye ve insaniyetin umûmî gelişmesinde farklı vazifeleri yerine getirmeye mecburdurlar.

Türkiye'de Siyasal Sistemin Evrimi

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
351
Baskı Tarihi
2007
ISBN
978-975-533-513-1
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
Ankara
Yayın Evi
İmge
Editörü
Kudret Emiroğlu
Mütercimi
Esin Soğancılar
Kemal Karpat’a göre, Türkiye’nin modern siyasal sistemi sürekli olarak değişen dinamik bir sosyo-ekonomik yapı ile dışarıdan alınmış statik anayasal modeller arasındaki karşılıklı etkileşimin ürünüdür. Periyodik olarak yapılan anayasa değişiklikleri sadece toplumsal yapıdaki hızlı değişimin değil, aynı zamanda bu yapı ile iç politika arasındaki temel uyumsuzluğun sonuçlarıdır.

Laiklik

Laiklik,tek parti yönetiminin ve rejimin "düşmanları" için her zaman kolaylıkla dinsel,başka bir deyişle İslami kaynaklı veya amaçlı olarak nitelenen her türlü muhalefet için getirilen yasaklamaların gerekçesini oluşturdu.

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
350
Baskı Tarihi
2013
Yazılış Tarihi
1948
ISBN
978-975-07-1283-8
Baskı Sayısı
38. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Can Yayınları
Editörü
Ayça Sabuncuoğlu
Mütercimi
Celâl Üster
Orijinal Adı
Nineteen Eighty Four

Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

Sen bir yanlışsın

Seni yok edeceksek, neden bu sorgulama zahmetine katlanıyoruz diye merak ediyorsun.Öyle değil mi? "Evet" dedi Winston. O'Brien gülümsedi."Sen bir yanlışsın.Silinmesi gereken bir lekesin.Sana biraz önce geçmiştekilerden farklı oldumuzu söylemiştim.Biz bize zorla boyun eğilmesinden hoşlanmayız.Bize kendi isteğinle uymalısın.Biz bize baş kaldıranları yok etmeyiz.Akıllarını ele geçirip değiştirir, yeniden biçimlendiririz.Ondaki tüm kötülüğü yok eder, onu yanlız görünüşte değil, tüm gönlü ve tüm ruhuyla kendi tarafımıza çeker, sonra öldürürüz.Katlanamayacağımız tek şey, ne kadar güçsüz ve gizli olurda olsun, dünyada yanlış bir düşüncenin var olmasıdır...

Türü
Roman
Sayfa Sayısı
350
Baskı Tarihi
2013
Yazılış Tarihi
1948
ISBN
978-975-07-1283-8
Baskı Sayısı
38. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Can Yayınları
Editörü
Ayça Sabuncuoğlu
Mütercimi
Celâl Üster
Orijinal Adı
Nineteen Eighty Four

Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

Geçmiş gerçekten de geçti mi acaba?

Geçmişi denetleyen geleceği de denetler; şu anı denetleyen geçmişi de denetler.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
438
Baskı Tarihi
Mayıs 2008
ISBN
978-975-9169-77-0
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Kırmızı
Editörü
Fahri Özdemir
"Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye'de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş veya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir." Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir."

soru 7) Kadınlara oy hakkı verilmesi,Tek Parti rejiminin demokratik niteliğini gösterir mi ?

Serbest seçimlerin olmadığı bir yerde oy hakkının ne anlama geldiği yeterince üzerinde durulmuş bir husus değildir.Seçme hakkı ve imkanı olmayan "seçimlerde" oy vermek bir haktan çok belki bir ödev veya mecburi devlet hizmeti sayılabilir.Bu anlamda Türkiye'de kadınlara oy hakkının,1930 veya 1935'te değil, bütün Türk vatandaşlarıyla birlikte, 1950'de verilmiş olduğunu kabul etmek daha doğrudur.

Türü
Araştırma
Sayfa Sayısı
438
Baskı Tarihi
Mayıs 2008
ISBN
978-975-9169-77-0
Baskı Sayısı
1. Baskı
Basım Yeri
İstanbul
Yayın Evi
Kırmızı
Editörü
Fahri Özdemir
"Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye'de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş veya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir." Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir."

Soru 4) 1920'ler Türkiyesi demokrasinin nesnel koşullarına sahip midir?

"Koşul"lardan söz edenlerin asıl söylemek istedikleri şey, sanırız başkadır.1920'lerde Kemalistler açısından Türkiye'de demokrasinin koşulları yoktur;çünkü en geç 1923 veya 1924'ten itibaren CHP rejiminin serbest seçim ve serbest basın ortamında iktidarda kalabilmesi imkansızdır.Koşullar hazır değildir, çünkü koşulların hazır olabilmesi için önce halkın "eğitilmesi", sonra Kemalist kadronun her ne koşulda olursa olsun iktidardan düşmemesini sağlayacak tedbirlerin alınması gerekirdi. Sözü edilen tedbirler, 1946-50'de, 1960-65'te, 1971-73'te, 1980-83'te Kemalist aparatın başlıca uğraşını oluşturmuşlardır.Koşullar henüz olgunlaşmamış olacak ki, bu-gün de hala aynı uğraş sürmektedir.